Yazar, Trabzonspor'un son haftalardaki başarısızlığının talihsizlik değil zihinsel sıkışmışlık olduğunu iddia ediyor. Takımın 'güvenli oynayalım' refleksine sığınması ve bireysel performansları başarı zannetmesi, oyunu ürkek ve üretimsiz hale getirdiğini söylüyor. Lig lideriyle aldıkları puanlar potansiyelin var olduğunu gösteriyorsa, neden sahada bu potansiyel yansımadı?
Trabzonspor son haftalarda, önüne altın tepside bırakılan fırsatları birer birer geri itti. Bu artık talihsizlik değil; zihinsel bir sıkışmışlık. Fatih Tekke ve oyuncular öyle bir baskının içine girdi ki, o baskı oyunu değil cesareti ezdi. Haftalardır sahada gördüğümüz şey 'sağlam duralım, risk almayalım' refleksi.
Oysa futbol, cesaretle kazanılır; temkinle ancak idare edilir. Oyuncu ya da teknik adam üzerinden tek tek eleştiri yapmanın bu hafta pek anlamı yok. Çünkü mesele birey değil, takımın ruh hâli. Trabzonspor bir süredir iyi oyunu değil, bazı oyuncuların bireysel performanslarını başarı zannetmeye başladı. O performanslar düşünce; geriye üretimsiz, yavaş ve ürkek bir oyun kaldı.
'Bu takımdan fazlası!'
Sezon başından beri söylenen "Bu takımdan fazlası beklenmez" cümlesi, sezon boyunca bu takımın zihnine pranga oldu. Oysa bu kadro, lig liderinden yani Şampiyonlar Ligi ayarındaki rakibinden 2 maçta 4 puan aldı. Demek ki potansiyel vardı. Ama fırsat gelince, o potansiyel sahaya yansımadı. Konyaspor karşısında yaşananlar bunun özeti. İlhan Palut dersine çalışmış, Trabzonspor ise ezberine sığınmıştı.

11