Mücadele tabelaya sığmadı...

Konferans Ligi fikstürü oluştuğunda Trabzonspor'un zorlanacağı maçlar belliydi. Freiburg, ligindeki rekabet alışkanlığı ve Avrupa tecrübesiyle o soru işaretlerinden biriydi. Dün akşam yine başlangıçta oyuna giremeyen bir Trabzonspor izledik. Golü kalesinde gördükten sonra toparlanan, sorumluluk alan bir takım çıktı ortaya. Salah'la kaçan fırsatlar ise hikâyeyi daha dramatik hale getirdi. Freiburg iyi takım. Hatları birbirine yakın, blokları arasında yaşam alanı bırakmıyor. Buna rağmen Trabzonspor özellikle son bölümde yerden, havadan, kenardan, merkezden her yolu denedi.

Pozisyon da buldu. Eksik olan, bütün bu çabayı tabelaya taşıyacak goldü. Açık konuşayım; Trabzonspor bütün oyuncuları ve güçlü alternatifleriyle sahada olsaydı bu maçın hikâyesi farklı yazılabilirdi. Bunu teselli olsun diye söylemiyorum. Mücadeleyi, kazanma arzusunu yeterli buldum; seçeneklerin sınırlılığı ise oyunu değiştirme imkânını daralttı.

Hak etmedi

Hakemi de es geçmeyelim. Bana göre verilmeyen penaltı ve takdir haklarındaki tercihler, bu seviyeye yakışmayan bir yönetimin parçalarıydı. Ancak Trabzonspor'un çıkaracağı dersler var. Bu karşılaşma, kulvarlar arasındaki dengeyi ve devre arasındaki ihtiyaçları görmek adına önemliydi. Bazen eksiklerinizi en açık biçimde, kazanmak için her şeyi denediğiniz maçlar gösterir. Trabzonspor bana göre kaybetmeyi hak etmedi. Tabela başka türlü yazdı. Şimdi mesele, bir mağlubiyetle hedeflerden uzaklaşmadan oyunu geliştirmek. Çünkü uzun yolculuklar hep kazanarak tamamlanmaz. Kaybettikten sonra nasıl yürüdüğünüz de sizi anlatır.