Konferans Ligi hayırlı olsun!

Trabzonspor ilk maçı evinde, özellikle ilk yarıdaki hatalı tercihlerle belki de kaybetmişti. Yine de Trabzonsporlular, 'Salahlı kadro Budapeşte'de bunu çevirebilir mi' diye umut ediyordu. Neticede takımın bir "6 numarası yoktu ama altın gibi numaraları vardı" yani iyi maliyetlerle yapılmış bir sürü transferi vardı. Bir takımın başına gelebilecek en kötü senaryoyu yaz deseler; ilk maçı evinde kaybet, rövanşın daha başında da on kişi kal, denebilirdi.

Malinovski'nin anlamsız faulü tam da bunu yaptı. Bundan sonra neyi eleştirsek dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz: "Trabzonspor erken dakikada on kişi kaldı." Peki maç orada bitmeli miydi Hayır. Hamleler gelmeli miydi Evet. Hazırlık döneminin iyilerinden Aral neden başlamıyor, Pina ve Mustafa Eskihellaç neden bir oynuyor bir oynamıyor, yerleri değişiyor diye sorabiliriz. Ama cevabı hazır: "Takım on kişi kaldı!"

Takım olarak birlikte oynamak için birlikte belli 11'le oynamak gerek miyor mu zaten Belki de kelebek etkisiyle Malinovski'nin kırmızısı bütün planı bozdu. Bir yerin ayarını bozduğunuzda başka yerlerde de defolar çıkabiliyor. O yüzden fazla konuşmaya gerek yok! Konferans Ligi'ni bu kadro için uygun görenlerin sesi zaten yeterince yüksek. Benim kuşağım ise Salah gibi bir oyuncunun olduğu Trabzonspor'u oraya yakıştıramıyor. Göztepe maçındaki sertlikten şikâyet etmek yerine sertliğe karşı oyun üretmek bile bu geceye hazırlık olabilirdi. Trabzonspor'a Konferans Ligi hayırlı olsun. Belki de hayırlısı böyle! Artık ligini bulduğuna göre başarı beklemek de insanların hakkıdır diye düşünüyorum.