Adına yakışır bir mücadele, adına yakışır bir final izledik. Dakikalar ilerledikçe heyecanın değil düştüğü, daha da büyüdüğü bir geceydi. Trabzonspor sahaya çıktığı ilk andan itibaren oyunu yöneten, baskıyı kuran, rakibine nefes aldırmayan taraftı. Özellikle ilk yarıda ortaya koyduğu yüksek tempo, ön alan baskısı ve kararlı oyun büyük finalin hakim takımının kim olduğunu net biçimde gösterdi. Konyaspor ise İlhan Palut yönetiminde mücadeleden hiç kopmadı. Uzun toplarla, bek-stoper arasına yaptığı koşularla oyunun içinde kalmaya çalıştı ve ikinci yarıda Trabzonspor temposunun düşmesiyle birlikte dengeyi yakaladı.
Finalin kırılma anı ise hiç kuşkusuz kaçan penaltıydı. O gol gelse belki hikâye başka yazılacaktı. Ama büyük takımlar böyle anlarda yeniden ayağa kalkar. Trabzonspor da öyle yaptı. Onuachu'nun sıra dışı kalitesi, Muleka'nın inadı ve takımın vazgeçmeyen ruhu kupayı Trabzon'a taşıdı. Fatih Tekke ise yalnızca kupa kazanan bir teknik adam olmadı; sezon boyunca verdiği futbol aklı, cesareti ve kurduğu yapı ile Trabzonspor'un geleceğine dair büyük bir umut ortaya koydu.

15