Nedir bu ölçüsü ayarı kaçmış dünyadaki halimiz Bir bayram yaşıyoruz. Ama öyle bir bayram ki geliri yerinde, işinde, özel yaşamında mutlu ve huzurlu olan insanlar bile huzurunu, keyfini en yakın komşusundan, her sırrını paylaştığı dostundan bile saklar hale geldi.
Kimin hatası, kimin ihmali yahut suçu yüzünden bu sıkıntıyı yaşıyoruz
Yakasına yapışıp da "Sen şunu şöyle yaptığın yahut da yapman gerekeni yapmadığın için bunları çekiyoruz" diyebileceğiniz hiçbir sorumlu yok.
Sadece Türkiye'de değil, dünyada da yok!
Peki sorumlu tutacağımız tek bir kişi bile bulamıyorsak oturup ağlayacak mıyız
Elbette öyle bir şey diyecek değilim.
Söyleyeceğim çok basit:
Sorun varsa orada sorunu çözecek de vardır. O da karanlıkların içinde ya da ufkun gerisinde değil, çok muhtemelen hemen yanı başımızda elimizi uzatsak değecek kadar yanımızdadır. Demek ki ilk iş olarak tembellik edip kapattığımız gözlerimizi açıp etrafta hangi yeteneklerin, hangi olanakların bulunduğunu görmeye çalışmamız gerekir. Ondan sonra o yetenekleri ve o olanakları devreye sokup var gücümüzle sonuç almaya çalışmak icap eder.
İnsanlık tarihi, insanlığın çözmeye gerçekten karar verdiği hiçbir sorun karşısında yenik düştüğünü yazmış değildir.
Demek ki huzur, mutluluk ve barış istiyorsak önce kendi kusurlarımızı görmemiz gerekir. Sonra yapmamız gereken her şey -bir nokta hariçolabildiğince yalın ve basit bir ifadeyle yukarıda yazılıdır.
Değindiğim o "bir nokta" nedir
İnsanların huzurlu ve mutlu olmaları için, önce isteklerini, ihtiyaçlarını barışçıl yollarla fakat olabildiğince özgür bir şekilde ve özgür bir ortamda dile getirmelerine ihtiyaç vardır. ünkü özgür olmayan insanlar ve toplumda "huzur" da bulunmaz.

3