Seksenlerin sonu, doksanların başıydı...
Dönemin Devlet Bakanı Mehmet Yazar'ın talebiyle oluşturulan Ulusal Tanıtım Merkezi'nde dört koordinatörden biriydim.
Merhum Tuncer Ergüven, genel koordinatör olarak bütün operasyonun başındaydı. Operasyon, İstanbul Harbiye'de, dönemin etkin seyahat acentelerinden Vitur'un (Vitur Organizasyon Vedat İrdelp ve Ortakları) merkezinde yürütülüyordu. Net Holding ve Green Air vb. kimi şirketler de bu yapının parçalarıydı.
O günlerde, özellikle Alanya'da gazetecileri ağırlayabileceğimiz tesis sayısı o kadar azdı ki adresimiz genellikle Aquarius Reisen GmbH'nin işlettiği Hotel Club Aquarius olurdu.
1980'lerin başında Alanya, ev pansiyonculuğundan sıyrılıp kitlesel turizme ve kurumsal otelciliğe henüz adım atıyordu. Antalya Havalimanı'na inen ilk charter yolcularının Alantur'da konakladığı o dönem, turizmin emekleme yıllarıydı.
Aradan geçen yıllar boyunca, bir gazeteci olarak ülkenin turizm ve tanıtım meselesine ilgim hep canlı kaldı.
Köprülerin altından çok sular aktı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın (TGA) 2019'daki kuruluş haberine heyecanlandığımı hatırlıyorum. Çünkü yıllar önce kurulan hayaller, kurumsal bir vizyonla ete kemiğe bürünmüştü.
Nitekim TGA, kuruluşundan bu yana çok başarılı işlere imza attı.
Geçtiğimiz günlerde Palmeras Hotels 20. Uluslararası Alanya Caz Festivali vesilesiyle bulunduğum Alanya'da, TGA'nın davetiyle Türkiye'ye gelen Avrupalı gazetecilerle kısa da olsa sohbet etme imkânı buldum.
Ekip adeta Avrupa turizm basınının şampiyonlar ligi gibiydi.
İrlanda seyahat pazarına yön veren Travelbiz Group'un Genel Müdürü Don Shearer, Alman pazarının etkili yayınları "Digital Business" ve "Reise-Stories"in Başeditörü Heinrich Christoph Sieger, Mortimer Reisemagazin yazarı Ulla Wolanewitz, saygın İngiliz caz dergisi Jazzwise'dan Thomas Jack Spargo, Danimarkalı Trends & Travel'ın kurucusu Leif Bomberg ve Hollandalı Vision Magazine'in yayıncısı Lorenzo Ledel Alanya'daydı.
GÜNEŞ VE KUMUN ÖTESİNDE
Meslektaşımız Don Shearer'ın Alanya'dan kaleme aldığı yazılar, TGA'nın Türkiye'yi konumlandırmak istediği noktayı açıkça özetliyordu.
Shearer, THY'nin Business Class ayrıcalığı ve İstanbul Havalimanı'nın geniş bağlantı ağıyla başlayan yolculuğunu, yalnızca bir yerden bir yere ulaşma süreci olarak değil, "tatilin başladığı yer" olarak tanımlıyordu.
Asıl hikâye ise Alanya'ya varınca başlıyordu. Türk Rivierası'nın sadece güneş ve kumdan ibaret olmadığını Lokanta Mia'daki gastronomi deneyimi, Dim Çayı'ndaki doğa yürüyüşü, Damlataş Mağarası, Alanya Kalesi ve Arkeoloji Müzesi sayesinde keşfeden Shearer, destinasyonun derinliğini okurlarına aktarıyordu.
Ilık bir Akdeniz akşamında, tarihî Kızılkule'nin gölgesinde dinlediği dünyaca ünlü sanatçı Buika'nın performansı ise işin zirvesi olmuştu.
Shearer

10