Sarsıcı sorunumuz: "Anti-kahraman figürü!"

Okul şiddetinin çözümü X-ray cihazından değil zihinyet değişikliğinden geçiyor; ama aileler neden bu sürece katılmıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, okullardaki şiddet olaylarının sadece fiziksel saldırganlık değil dijital radikalleşme ve aile içi gerilimle beslendiğini savunur. Devlet okullara psikolojik destek programları sunsa da rehber öğretmen yetersizliği ve ailelerin hakiki katılımı sorunu nedeniyle bu çabalar yeterli sonuç veremediğini ileri sürer. Peki, ebeveynlerin sorumluluğu ne zaman başlayacak ve devletin bu konuda yapabileceğinin sınırları nerededir?

Acımız çok büyük...
Benzeri, ABD'de görülen şiddet olaylarının ardı ardına bizim okullarımızda da yaşanması karşısında şoke olduk!
Artık bir gerçeği kabul etmek zorundayız. Çağın küresel sosyo-psikolojik hastalıkları maalesef bizim toplumumuza da bulaştı. İşte bu nedenle evin başköşesinde duran tablet ve telefonların içindeki sorunlu dünyanın, odanın bir köşesine tutulan silahın gölgesi, sınıfında olması gereken bir çocuğun elini ve kalemini kana bulayabiliyor!.. Çözümü ise sadece okul kapısına x-ray cihazı kurmaktan değil; "o evi, o okulu, o veliyi, o öğrenciyi yani o zihniyeti dönüştürmekten" geçiyor!
Nitekim...
Türkiye'de okul şiddetinin sadece fiziksel bir saldırganlık olmadığı, aynı zamanda dijital zorbalık ve suça sürüklenme ile beslenen karmaşık bir yapıya dönüştüğü herkesin malûmu!
Türk maarif sisteminin; okulları madde bağımlılığı ile suç merkezine dönüştürmek isteyen her türden odağa karşı müthiş çaba gösterdiğini vurgulamadan geçemeyiz.
Belki pek çok kişi detayına vâkıf değil. Lâkin Millî Eğitim Bakanlığı'nın başlattığı "Sosyal Duygusal Beceri" programları aslında bir tür "erken uyarı mekanizması!"
Ama durun bir dakika!
Şiddetin sadece okul veya arkadaş ortamından değil, evdeki atmosferden de beslendiği (aile içi gerilim, ekonomik stres) göz önünde bulundurulmalı. Ebeveyn sorumluğunun ihmal edildiği, çocuğu okula göndermek suretiyle aradaki boşluğun öğretmenlerce doldurulmasının beklendiği yaygın veli profilini dikkatle not etmek durumundayız. Yani, velilere yönelik eğitimlerin zorunlu hale getirilmesini de düşünmeliyiz.
Neden
Çünkü okulda...
Öğrencinin hissettiği "öfkeyi, kaygıyı veya üzüntüyü" boşaltma yöntemleri,
Şiddete yönelen çocuklarda görülen "yetersizlik hissinin" kırılması,
Öğrencinin yeteneklerinin farkına varması,
Anlık parlama ve "dürtüsel agresifliğin" dizginlenmesi,
Sınav baskısı ve "ailevi sorunlarla" baş edebilmesinin yolları öğretiliyor.
Fakat...
İçeriği çok güçlü olan bu programlar; "rehber öğretmen sayısının yetersizliği, uygulamanın kâğıt üzerinde kalması ve ailenin bu sürece hakiki manada katılamaması" gibi nedenlerle hedeflenen neticeyi üretemeyebiliyor!
Hal böyle olduğu içindir ki...
Okullardaki psikolojik danışmanların mutlak görevinin "riskli profilleri belirlemesi!"
Çocukların dijital dünyadaki radikalleşme eğiliminin ise aileler tarafından takip edilmesi gerekiyor!