Milli medyanın damarı kesilirken!..

Garip ama gerçek! Yerli ve milli medya hiç bu kadar açık hedef olmamış, olup bitenlere bu derece seyirci kalınmamıştı. Adresi, kimliği, hukuki sorumluluğu belli, mali yükümlülükleri açık, hesap verebilir milli medya, farklı gerekçelerle örselenir, hatta kan kaybederken "algoritma imparatorluğu" ülkenin yayın ve fikir dünyasını, gelirlerini ipotek altına alıyor. İşin tuhaf tarafı RTÜK başta olmak üzere düzenleyici ve denetleyici kurumlar da "Nasrettin Hoca Türbesi" misali açık pozisyonda sıkıntılı kararlara imza atıyor... Ön kapısı kilitli, üç tarafı açık türbeye benzeyen, küresel etkiyle şekillenen medya ortamında olaylar bambaşka seyrediyor. Yerli medya cezalandırılırken, küresel ağlar istedikleri gibi at koşturabiliyor, kimi yaptırımlar ise devede kulak kalıyor!
TBMM'nin yeni yasama döneminde şimdi anlatacağım konuyu ciddiyetle ele alması "yeni,etkin ve caydırıcı bir hukuki çerçeve çizmesi" gerekiyor. Dar alana sıkıştırılan yerli ve milli medya ile kamu kuruluşlarının karşı karşıya getirilmesi ise asıl tehlikenin görülmesini engelliyor.
Gelin, aşağıdaki denklemlere birlikte bakalım... Meseleyi hem milli güvenlik perspektifinden hem de milli medyanın sürdürülebilirliği yönüyle ele alalım.
Dezenformasyon-Toplumsal gerilim-Korku/ panik-Güven kaybı-Protesto görünümlü kaos- Kamu düzeninin bozulması!
Sahte içerik-Hükümetin hedef gösterilmesi- Hassas toplumsal kesimlerin sinir uçlarına basılması- Kutuplaşmanın tetiklenmesi-Sokak hareketliliği ve maalesef güvenlik güçleriyle çatışma!!!
Özetle...
Sosyal medya olarak adlandırılan yabancı şirketler...
Milyonlarca kullanıcıya aynı anda ulaşabiliyor,
Algoritmalarla içeriğin görünürlüğünü etkiliyor,
Hangi içeriğin gündem olacağını yönlendiriyor...
Oyun şöyle kuruluyor:
Kişi-İçerik tercihleri-Daha fazla benzer içerik- Öfkelendiren, şaşırtan, tartışma yaratan içerik yoğunlaşması-Daha fazla ekran süresi-Daha fazla reklam gösterimi... Haliyle yurtdışına akan milyarlar...

***

ABD'deki 29 eyalet, AB Brüksel kimliği ve tek tek üye ülkeler sosyal medya yapılanmalarının algoritmaları, bağımlılık yaratan kodlamaları, çocukların bilgi veya bilinç düzeyini istismarının yanı sıra, reklam piyasasındaki manipülasyon yöntemleri ile hesaplaşırken Türkiye'nin (hangi saikle olursa olsun) hareketsiz kalması kabul edilemez. Milli medyanın çığlığına bugün sağır kalanlar yarın meramının duyulmasını sağlayacak organik mecra da bulamaz!
Göz göre göre süren güncel kurguda...
Google, Meta, YouTube, TikTok gibi platformlar, kullanıcı trafiğinin önemli bölümünü profesyonel kurgularla kendilerine çekerek oluşturdukları dijital reklam pastasının kaymağını yiyor.
Yerel medya, içeriğin üretim maliyetini üstlenirken, reklam gelirinin önemli kısmını sosyal medya şirketleri vakumlayıp, kaynağı ülkesine aktarıveriyor.
Yerli ve milli medya kuruluşları, "muhabir, editör, yazar, basım-dağıtım, stüdyoyayın maliyetlerini"