Küreselleşme ile tetiklenen büyük güç mücadeleleri ve karanlık iş birliklerinin iç içe geçtiği karmaşık yapı, komplo teorilerini bile çırak çıkaracak boyuta vardı. Dünyadaki kirli ilişkilerin toplandığı "Epstein ağı!" ise ibret verici, hatta sarsıcı iğrenç gerçekleri ifşa etti. Bu mide bulandırıcı düzenin, Türkiye'ye değen kritik noktasında yine FETÖ ve yine meşru hükümeti yıpratmaya dönük kampanyaların somut ipuçları deşifre oldu.
Epstein ağı, küresel sistemi yöneten görünmez elitlerin varlığına, bu tür bir sistemin nasıl çalıştığına dair son derece rahatsız edici ama bir o kadar da öğretici örnek olarak karşımıza çıktı.
Böylesi pisliğe bulaşmış ilişkiler dizisinin farklı istihbarat servisleri tarafından fark edilmiş ve şartlara göre isim bazında yönlendirilmiş olması ihtimali de çok yüksek!
Biliyoruz ki...
Çağımızda küresel sistemin kaderini etkileyen kararlar sadece görünürdeki seçilmiş aktörlerce alınmıyor.
Finans, istihbarat, teknoloji ağları arka planda belirleyici oyuncu oluyor. Biraz sonra profilini vereceğimiz Epstein gibi figürler ise bu ağlara ara bağlantı sağlıyor!
***
Jeffrey Epstein kimdiAmerikalı bir finansör ve "yüksek profilli nüfuz tüccarı" idi. Siyasetçiler, iş insanları, akademisyenler ve kraliyet mensuplarıyla kurduğu temaslar belki de onun bile boyunu aşmıştı. Özel uçağı Lolita Express ve Karayipler'deki özel adasındaki marjinal partileriyle biliniyordu. "Cinsel istismar" tanımının dahi yetersiz kaldığı akıl ve vicdan dışı bir şebeke kurmuş, küresel elitleri de bu sistemin parçası yapmıştı. Yani Epstein olayı, yalnızca bir istismar hadisesi değil; güç, para, siyaset ve cezasızlık algısının kesişim kümesinin fotoğrafıydı. Sonunda... İlginçtir kameraların çalışmadığı, gardiyanların ağır ihmalinin bulunduğu bir anda Newyork'ta tutulduğu cezaevinde sırlarıyla intihar (!) etti.
Bizim açımızdan Epstein ağı ile FETÖ örgütlenmesi arasındaki benzerlikler ve sonrasına ilişkin bağlantı ve arayışlar çok dikkat çekici...
1- Epstein; ultra zenginler, siyasetçiler ve akademik çevrelerle yakın ilişkiler kurmuştu.
FETÖ de özellikle ABD ve Avrupa'da siyasiler, akademi ve düşünce kuruluşları ile iş çevrelerine sızma stratejisi izlemişti.
2- Epstein'ın etkili düşünce kuruluşları ve üniversitelere bağış yaptığı bilinmekteydi.
FETÖ'nün de güvenli yaşama alanı bulduğu ABD'de kalabilmek için Kongre üyeleri, danışmanlar ve sivil ağlarla temas kurduğu, seçim kampanyalarına bağış yaptığı belgelenmişti.
3- Epstein'ın, "şantaj amaçlı bir istihbari ağın parçası" olduğu iddia edilmişti.

6