Yazı, Türkiye'nin NATO'nun Kilitli Kalkan 2026 siber tatbikatında yapay zeka tabanlı otonom savunma sistemleriyle birinci olmasını, milli güvenliğin hayati bir alanında stratejik başarı olarak sunmaktadır. Yazar bunu, kritik altyapı koruma kapasitesini gösteren somut bir başarı örneği olarak vurgulamaktadır. Ancak tatbikatta gösterilen başarının, gerçek siber saldırı senaryolarında benzer etkinliği sağlayıp sağlamayacağı açık mıdır?
Öyle bir ortamdayız ki... Ayakta kalabilmek için milli güvenliğin tüm unsurlarını seferber etmek zorundayız.
Türkiye gibi bölgesel ateş çemberine karşın huzur ve güven adası olarak kalmayı başaran bir ülke açısından "sağlam iç cepheden güven veren orduya, istikrarlı ekonomiden enerji arz güvenliğine, milli savunma sanayiinden siber tehditlere hazırlıklı olmaya" kadar pek çok hayati mesele söz konusu.
İşte başlıktaki "Kilitli Kalkan" tam da bu manada önem arz ediyor.
Geçtiğimiz hafta içinde ajanslardan "kısa ama dikkate değer bir haber" geçti.
"Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, NATO 'Kilitli Kalkan 2026 Tatbikatı' Seçkin Gözlemci Günü'ne katıldı.
TSK Siber Savunma Komutanlığında gerçekleştirilen tatbikata, 42 ülkeden 16 takım ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri iştirak etti."
***
Biraz araştırınca gerçekten üzerinde durulması gerekli bir faaliyet çıktı karşımıza.Neden
Çünkü, Kilitli Kalkan (Locked Shields) siber savunma alanında dünyanın en büyük ve en karmaşık "canlı tatbikatı" olma özelliğini taşıyor da ondan!
Estonya'da konuşlu "NATO Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi" ile eş güdüm içinde yürütülen tatbikatta iki takım, tabiri caizse sanal ortamda çarpıştı.
Mavi Takım, "Savunmacılardı". Türkiye'nin de içinde bulunduğu ekipler, bir ülkenin kritik altyapısını (elektrik şebekeleri, su sistemleri, bankacılık ağları) gerçek zamanlı saldırılara karşı korumaya çalıştı.
Kırmızı Takım, "Saldırganlar" ise NATO'nun en üst düzey siber uzmanlarından oluşuyordu ve savunma hatlarını aşmak için sofistike siber silahlar kullandı.

3