Dijital Cephe Savunması...

Fiziksel tehditlere; "yapay zekânın, algoritmaların, sosyal medya üzerinden yapılan psikolojik harekâtın" da eklendiği kaotik bir dünyadayız.
5 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesini, MGK Genel Sekreterliği'nin görev ve yetki alanını belirleyen güncellenmiş kararnamedeki yenilikleri ve Avrupa Birliği'nin "Siber Güvenlik Yasası" taslağındaki sert önlemleri birlikte değerlendirdiğimizde, bertaraf edilmesi gereken çok ciddi risklerle karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.
Öncelikle, "Milli Güvenlik Siyasetine" devletin bekasına dair temel başlıkların yanına "toplumun huzur ve refahını hedef alan tehditleri" de eklemek zorundayız.
Meseleyi; "dezenformasyon, dijital enjeksiyonla uyuşturulmuş insanlar ve siber güvenlik" boyutlarıyla masaya yatırdığımızda..
"Ekonomik büyümemizden teknolojik ilerlememize, toplumsal huzurumuzdan kamu düzenine" kadar çok boyutlu ve karmaşık bir denklemle karşılaşıyoruz.
"Dijital vatan savunmasının, sınır savunması kadar mühim olduğu" gerçeğiyle yüzleşiyoruz.
Unutmayalım ki...
"Toplumun sinir uçlarına yönelik algı operasyonlarından seçim ve sandık güvenliğine, enerjiden finansa, sağlıktan savunma sanayiine" varan zincirin tüm halkaları milli güvenlik stratejisinin kırmızı çizgilerini çiziyor.

***

Bugün AB, Çinli teknoloji tedarikçilerine bağlayıcı kısıtlamalar getiriyor. Örneğin, Avrupa'daki operatör ve kritik altyapı sağlayıcılarından, belirli Çin menşeli ekipmanları 36 ay içinde sistemlerinden çıkarması isteniyor. AB, "jeopolitik güvenlik odaklı yüksek riskli tedarikçi" tanımını gündemine alıyor. Ve bu konuyu sadece teknik bir tehlikeyle sınırlamıyor. "Yüksek riskli tedarikçi" kategorisine teknoloji ihraç eden devletin "siyasi sistemini, istihbari çalışmalarını ve stratejik etkisini" de ekliyor. AB, klasik "ekonomik rekabet" doktrinini "stratejik dayanıklılık ve kritik altyapı güvenliği" ile pekiştiriyor.
Türkiye özelinde ve milli güvenlik siyaseti bağlamında ilerleyecek olursak... Açık kaynak bilgileri de teyit ediyor ki...
Sosyal medya bundan böyle sadece bir iletişim platformu değil aynı zamanda, karşı savunma hattı kurulması kaçınılmaz bir "dijital cephe" haline geliyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin ürettiği toplumsal manipülatif etkiler, radikalleşme riski taşıyan unsurlar MGK'nın radar ekranına giriyor.