Cumhuriyet Halk Partisi yönetimini derinden sarsan "itirafların", eminim farkındasınız. Belediyelerden başlayıp genel merkeze kadar yayılan "yolsuzluk pandemisi" elbette "siyasi karantina" gerektiriyor.
Genel Başkan Özgür Özel ve ekibindeki soru işaretli isimler, dünden bugüne taşıdıkları "partili bağışıklıklarına güveniyor" olsalar da hayat, sürprizlere açık biçimde akıyor.
Evet, CHP büyük umut bağladığı yerel yönetimlerden başlayarak çözülüyor!
Daha düne kadar damardan CHP ile anılan isimler, "siyasi, kişisel, duygusal, idari" nedenlerle partilerini terk ediyor.
İfadeler, itiraflar, pişmanlıklar... CHP'yi bir "ağ gibi saran" müesses nizamı alt üst ediyor!
Kanımca, 4-5 Kasım 2023, bugünkü CHP'nin "politik miladına" dönüştü. Şaibe gölgesinden tam manasıyla aklanamayan 38. Kurultay, CHP'nin siyasal genetiği ile oynanmasına yol açtı!
Hatırlanacaktır!
2016 yılında MHP'yi ele geçirmeye çalışan, kısa sürede deşifre edilerek etkisizleştirilen aktörlerin "proje kongre senaryosu" hafızalarda canlılığını korurken... CHP tabanının ne olduğunu hakiki manada bilmediği benzeri "siyasi mühendisliğe", yani 2.5 yıl önceki karanlık kurultaya büyük umut diye sarılması gerçekten ibretlikti!
Neden Çünkü, samimi CHP'liler için "parti ve ilkeleri" her şart altında birinci öncelik iken "Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel" ikilisi ile her şey kökten değişti. CHP, araçsallaştırıldı. Partiyi manivela olarak kullanan ve aklanmak isteyen zihniyet, "şahsi ajandasını ve tüm defolarını" CHP markasını kirletme pahasına, içeriye boca etti!
Genel merkezi finanse eden her başkanın, güya CHP adına keyfince at koşturduğu meydan, elbette er meydanı değil!
Dramatik olan şu ki...
Özel ve sahiplendiği sıkıntılı isimler, "özeleştiri vereceklerine" yanlışlara ve yanlış insanlara ısrarla arka çıkmaktan vazgeçmiyor.

4