CHP'nin, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayının, yargıdan "temiz kâğıdı alamamasının" ardından hızlanan sinir savaşı, yeni bir aşamaya taşınıyor. (Geçici) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile (şimdilik) Grup Başkanı Özgür Özel arasındaki mücadele giderek "Tabela Partisi mi, Saha Partisi mi" ikilemine evriliyor.
Ve bu aşamada, yüksek tansiyonlu siyasi cepheye, "partinin finansmanı cephesi" de ekleniyor Finansman başlığı açılınca ister istemez, "resmi ödenek" tahsisi ile "kapalı devre gri kaynak" aktarımı arasındaki hesaplaşma da karmaşık denklemdeki yerini alıyor!
Şimdi, sadeleştirerek mevzuyu özetleyelim...
CHP, ana muhalefet partisi olarak bu yıl yaklaşık 1.5 milyar lira hazine yardımı aldı. Bu tutarın yaklaşık 600 milyon lirası örgütler için planlandı. CHP Genel Merkezi, normal şartlarda topladığı üye aidatları, milletvekili ödentileri ve aldığı Hazine yardımının belirli bir bölümünü il ve ilçe örgütlerine "cari ödenek" (kira, fatura, sigorta, personel gideri) olarak gönderiyor.
Dağılımın oranını, zamanlamasını ve miktarını belirleme yetkisi tamamen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Genel Saymanlığın inisiyatifinde.
Bu yönüyle bakıldığında parayı elinde tutan Kılıçdaroğlu ekibi şu an taktiksel esneklik avantajına sahip.
Örneğin, Kılıçdaroğlu'nun genel saymanı, partinin olağanüstü hukuki durumunu ileri sürerek, "tasarrufa gidiyoruz" gerekçesiyle yerel örgütlere giden ödenek akışını dilediği gibi yönlendirebilir. Yani... Meşruiyet tartışmasına giren veya genel merkeze bayrak açan örgütlere karşı (dilerse) "ödenek kozunu" kullanabilir.
Hatırlatmakta fayda var...
Genel Merkezin, il ve ilçe örgütlerine gönderdiği mali kaynağın yıllık büyüklüğü taşradaki standart bir ilçe başkanlığı için 350-700 bin lira civarında! Bu yardımın örgütlere dağıtımında nüfus, seçmen sayısı, oy oranı, üye sayısı ve coğrafi/ekonomik koşullar gibi somut veriler esas alınmakta.

8