91'inci Eylem Noktası, Kocaeli... Mesaj, bu başlıkla gönderiliyor ve geride kalan 90'ın özeti gibi duruyor.
Şahsi hesabını, siyasi hesaplaşma arayışına dönüştürmeye çalışan,
Siyasal hesaplaşmasını ise demokrasi mücadelesi olarak sunmaya çabalayan,
Kişisel öyküsünü de yakın tarihin özeti gibi takdim etmeyi hedefleyen bir figür var karşımızda!
Geçmişte elde edilen seçim sonuçlarını kişisel başarı hanesine yazan, arkasındaki hatta önündeki gerçekliği ret ve inkâr eden ruh haliyle karşı karşıyayız...
Dünden bugüne CHP'nin girdiği yol, her yönüyle tanımadığı ama peşine takıldığı, algının, olguyu ezip geçtiği Ekrem İmamoğlu'na endekslenmiş durumda.
Oysa o İmamoğlu, farklı iddialara konu duruşmalarında manifesto okurken bir kere bile olsun özeleştiriye, geçmişle yüzleşmeye yönelmedi. Aksine, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i adeta "siyaseten hacir altına almayı" tercih ederek, savunmasını sistematik karşı atağa çevirme stratejisi benimsedi.
Bu süreçte inişli çıkışlı grafik de çizdi. Alkışı da duydu, -kendi yorumuyla- ihaneti de gördü.
Gelinen noktada...
Özel'in inanılmaz gayretine rağmen CHP'deki siyasi kondisyon düşüşe geçti. Ağzı iyi laf yapan Sn. Özel bile Ekrem Bey senaryosunu özde değil sözde sahiplendiğinin işaretlerini vermeye başladı. Neden Çünkü,
Yakın tehlike oluşturmuyor görünse de parti içi muhalefet hâlâ zinde ve fırsat kollamakta.
Özel'le saf tutan, fakat ajandası ayrışan partinin kıdemli isimleri de yeni pozisyon arayışına girdi.
İmamoğlu CHP'si kafalarda bitti, gönüllerde ise taktik manivela niteliği kazandı. Yani... Oy devşirmek için Ekrem Bey'in mazide kalan imajına, güya mağduriyetine yatırım yapan partili karakteri kemikleşti
Unutmadan...
TBMM'de kurulan ve görevini tamamlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'ndaki CHP tavrı da teyit etti ki...

5