Şimdi, şapkayı önümüze alıp, yeniden düşünme ve en azından 5 yıllık yeni bir plân yapma, öncelikleri güncelleme zamanı!
ABD ve İsrail'in, İran'a karşı başlattığı kirli savaş, acı bir biçimde gösterdi ki sağ gözün sol göze faydası yok. Kendi göbeğinizi kendiniz kesmediğiniz, çağın şartlarını karşılayan caydırıcı savunma kapasitesi ve sağlam ittifaklar oluşturmadığınız müddetçe mutlak manada güvende değilsiniz!
Bu vesileyle...
Önce, sıcak örnekleri paylaşacağım.
Sonra, Türkiye'ye dair tespit ve önerilerimi aktaracağım.
Dilerseniz, (Siyonist) İsrail'le başlayalım!.. Daha dün kabul ettikleri 2026 yılı savunma bütçesi 45 milyar dolar. (Katil) İsrail ordusu sadece İran ve Lübnan'a karşı açtığı savaş için 8 milyar dolar ilave ödenek aldı. Bir karşılaştırma için değil ama isteyen öyle de yorumlayabilir... Türkiye'nin 2026 yılı savunma ve güvenlik bütçesi (farklı hesaplamalara göre) 45 milyar dolar bandında. Dikkatinizi çekerim, bu tutarın tamamı milli savunmaya tahsisli değil! İç güvenlik harcamaları da bu kapsamda.
Hazır, İran'a yönelik asrın utanç savaşından çıkarılması gereken derslerden bahsederken ABD'nin bu yıl 900 milyar dolar olması beklenen savunma harcamalarına, sadece İran saldırısı nedeniyle 200 milyar dolar daha ödenek ekleme girişiminde bulunduğunu da unutmayalım.
Peki ya Avrupa Hantal AB bile kıpırdamış durumda! SAFE Programı ile (Security Action For Europe) Avrupa'nın savunma kapasitesinin artırılması amaçlanıyor. Avrupa İçin Güvenlik Eylemi ilk etapta 150 milyar Euro'luk kredi uygulaması. Orta vadede 800 milyar Euro'ya kadar çıkarılması da muhtemel. Avrupa Savunma Programı, "İHA ve SİHA sistemleri, drone ve dronesavar sistemleri ile elektronik harp" sahasına odaklı. Şu ana kadar 8 ülkenin (Polonya, İtalya, Fransa, İspanya, Yunanistan, Romanya, Hollanda Belçika) 38 milyar Euro'yu bulan proje finansmanı onaylandı. Buradaki yatırım alanları da sürpriz değil. Hava ve füze savunma sistemleri, deniz platformları ve siber güvenlik...
***
Dün, Tahran'ın batısından ateşlenen ve Malatya üzerinde imha edilen İran menşeli balistik füzenin 4. vaka olduğunu not ederek devam edelim. İster Kürecik, isterse İncirlik olsun... İran'ın, sözde Amerikan varlıklarını hedef alan bu saldırgan hareket tarzının mazereti kalmadı! Neden Yakın zamana kadar parçalı komuta yapısı yüzünden, kontrol dışı askeri unsurların, önceden belledikleri noktalara gerektiğinde balistik füze attığı değerlendiriliyordu. Türkiye de savaşın parçası olmama, bölgesel yayılma eğilimi gösteren ateşi söndürme iradesiyle soğukkanlılığını korudu, korumayı sürdürüyor. Fakat Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanlığı, ilk günlerdeki dağınıklığı toparladıklarını, merkezi komutaya geçtiklerini duyurdu. Bu açıklama, yeni bir duruma işaret ediyor!
5