34 55 bin konut demek, küçük bir ülke kurmak demektir. Bunu dünyada bizim dışımızda bu kadar kısa sürede başarabilecek ikinci bir devlet yok İran'a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk ve muhataplarımıza ilettik. Gerilimi düşürmeye çalışıyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır'ı kapsayan yılın ilk dış gezisinden dönüşünde, "ABD-İran gerilimi, Suriye'deki son gelişmeler, Gazze Barış Planı, S.Arabistan'la savunma sanayii ve enerji işbirliği, terörsüz Türkiye süreci, yerel yönetimler reformu" konularında çarpıcı mesajlar verdi. Erdoğan, gezisini takip eden gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğan özetle şunları söyledi:
GERİLİMİ DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ: ABD-İran arasındaki gerilimin bölgeyi yeni bir çatışmaya, kaosa sürüklemeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. İşi sıcak tutuyoruz. İran'a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk ve muhataplarımıza ilettik. Tarafların diplomasiye alan açmak istediğini görüyorum. Süreç canlıdır ve kopmuş değildir. Zemin diyaloğa ve diplomasiye hâlâ açıktır. Askeri gerilim bu kadar artmışken müzakere masasının kurulacak olması önemlidir. Müzakere zeminini kuvvetlendirmeye çalışacağız. Bu zemin ne kadar genişler, başka ülkeler devreye girer mi göreceğiz.
HERKES KAYBEDER: Bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz. S.Arabistan da bölgedeki çatışmalardan etkileniyor. Onlar da bölgemizde huzurun, barışın ve sağduyunun hâkim olmasını istiyor. Çatışmaların, kanın, gözyaşının olduğu bir coğrafyada herkes kaybeder. Hepimizin barışın tarafında yer alması en akılcı seçenek. Artık, etrafımızı saran ateş çemberinden sıyrılmanın, yanan ateşleri söndürmenin vakti çoktan geldi. Sağduyu ortak paydadır. Meseleye sadece askeri pencereden bakmak, bölgeyi felakete götürür. Ateşi daha fazla harlamanın kimseye faydası olmaz. Bölgemiz kana, gözyaşına, savaşlara doymuştur.
İSRAİL'İN İHLALLERİ KABUL EDİLEMEZ
MISIR, Gazze'deki zulmün etkilerini en yakından hisseden ülkelerden biri. İsrail'in yıllardır oluşturduğu istikrarsızlık, Mısır'ı da yıprattı. Çatışmaların sona ermesini, Filistin'in huzura kavuşmasını bizim kadar Mısır da istiyor. Mısır, coğrafi konumu ve tarihi sorumluluğu itibarıyla Gazze'nin kaderinde önemli bir aktör. İsrail'in bitmek bilmeyen saldırıları ve ateşkes ihlalleri ise kabul edilemez. Uluslararası toplumu, ateşkese tam uyum için İsrail'e baskı yapmaya çağırıyoruz.
ARABİSTAN SAVUNMA İŞBİRLİĞİ: Suudi Arabistan ile savunma sanayiinde önemli işbirliklerine imza atıyoruz ve bunu geliştirmekte kararlıyız. KAAN sadece bir savaş uçağı değil, KAAN Türkiye'nin mühendislik kabiliyetinin, bağımsız savunma iradesinin sembolüdür. KAAN ile ilgili övgü dolu birçok geri dönüş aldık. Dünyada bu alanda daha fazla söz sahibi oldukça, işbirliklerimiz de artacaktır. S.Arabistan ile bu konuda (savunma sanayiinde) ortak yatırım söz konusu. Her an bu ortak yatırımı da gerçekleştirebiliriz.
ENERJİ SANTRALLERİ: S.Arabistan şirketleri Türkiye'de 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgâr santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman'da 1000'er megavatlık güneş enerjisi santralleri yapılacak. Yatırımlar, dış finansman yoluyla hayata geçirilecek. Bu santrallerden Türkiye'de bugüne kadar görülen en düşük fiyatlardan elektrik alımı yapacağız. İki güneş enerjisi santraliyle 2.1 milyon hanenin elektrik ihtiyacı karşılanacak. 2027 yılında temelleri atılacak santraller yüzde 50 yerlilik oranına sahip olacak.
YAPILANLARI GÖRMEZDEN GELMEK EN BÜYÜK MAHARETLERİ
Asrın felaketinin yıldönümü yaklaşıyor diye, deprem turistleri yine hareketlenmiş vaziyette. Gittikleri yerlerde yapılanları görmezden gelmek, en büyük maharetleri. Âlemi kör, milleti sersem sanan muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız. Onlara kalsa, milletimiz hâlâ açıktaydı. Muhalefet ilk günden "Yapamazlar, bitiremezler, enkazın altında kalırlar" diyerek felaketten rant devşirmeye kalkıştı. Yönettikleri bazı büyükşehirlerde deprem gibi büyük bir felaket yaşanmamışken, milleti bir yudum suya, temel belediyecilik hizmetlerine muhtaç edenler, yolsuzluklara, türlü hırsızlıklara kol kanat gerenler 11 ili dört başı mamur şekilde yeniden inşa eden bir iktidara laf söyleyebiliyor. 455 bin konut demek, küçük bir ülke kurmak demektir. Bunu dünyada bizim dışımızda bu kadar kısa sürede başarabilecek ikinci bir devlet yok. Muhalefetten farkımız budur. Milletimize muhalefet sorununu anlatamıyoruz. Alışkınız bunlara. Gerçeği göremez, hakikati söyleyemez, doğruyu duyamazlar.
RÜŞVET ÇARKINA ÇOMAK:

3