Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun, TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerini başından sonuna kadar ve yakından takip ettim. Bu vesile ile Meclis kulisinde farklı partilerden kıymetli isimlerle sohbet etme imkânı buldum. Müzakerelerin daha ilk saatlerinde, FETÖ'cü hesapların yaydığı "af söylemi" bazı milletvekillerinin anlatımlarına da denk düştü! Bu tipik bir taktikti. Ne olduğunu anlatmaya fırsat bulamadan, ne olmadığını anlatmak zorunda bırakılmak! Neyse ki işin o kısmı çok fazla taraftar toplamadı. Yasaya karşı çıkan isimler dahi işin aslına vâkıftı.
Kaldı ki yasa yapma tekniği açısından da özellikli bir durumu söz konusu idi. Öyle ya TBMM çatısı altında en geniş siyasi katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuş, hazırladığı rapor da ezici çoğunlukla kabul edilmişti. Meclis, üzerine düşen görevi büyük bir sorumluluk ve eşine ender rastlanan çoğunlukla yerine getirmiş ve kanun teklifini yasalaştırmıştı. İşte bu yasayı, alışılmış yasalardan ayıran en temel özelliği, uygulama aşamasında da Meclis'in aktif biçimde devrede kalacak olması. Büyük Millet Meclisi'nde kurulacak İzleme Komisyonu, gelişmelerden düzenli olarak haberdar edilecek, gerektiğinde görüş ve öneriler sunarak ileride atılacak yasal adımlara zemin hazırlayacak.
Ayrıca... Yasanın hükümleri yayımlandığı veya takvimi belirli bir tarihte de yürürlüğe girmeyecek, "Şarta bağlılık" esas alınacak. PKK terör örgütü ve bağlı tüm unsurlarının kesin silah bıraktığı tespit ve teyit edilerek, MGK kararına bağlanmasını müteakiben uygulama dönemi başlayacak. İmralı'nın iddia ettiği gibi, "Devlet tespit, Öcalan taahhüt edecek!" gibi durum yaşanmayacak.
Açık kaynak bilgileri de gösteriyor ki istihbari birimler, PKK'nın silah ve mühimmat envanteriyle ilgili ciddi verilere sahipler. Sahayı, düzenli ve canlı takip ediyorlar.
Kamuoyuna yansıyan analizlerde ise... "Yüzde 100 silahtan arınma" noktasında "sınırlı ihtiyat payı" bırakılıyor. Terör örgütünün, yüzde 80-90 oranında silahsızlandırılmasının, tehdit olmaktan çıkarılmasının dikkate alınacağı anlaşılıyor. Marjinalleşen ve silah bırakmak istemeyen kimi terör unsurlarıyla aynı tempoda mücadele edileceğinin mesajı veriliyor.
Haliyle merak edilen bir diğer husus da "ABD'nin örgüte verdiği silahlarının akıbeti!" Yasa yapımında emeği geçen siyasilerden dinlediğim iki hususu kısaca aktarmak isterim.
1- Hatırlanacağı üzere... ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sözde DEAŞ'la mücadele adı altında, Suriye Demokratik Güçleri olarak kurguladığı, PKK/YPG terör gruplarını ciddi ölçüde silahlandırmıştı. Hatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,

15