23 Nisan'la başlayıp, NATO ile devam etmek...

NATO'nun Ankara Zirvesi'nde Türkiye'nin güneydoğu komuta rolü genişletilirken, bu hamle gerçekten bölgesel dengeler için stabilite mi sağlayacak, yoksa yeni çatışmaların fitilini mi ateşleyecek?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Cumhuriyet'e minnet borçluluğu vurgulayarak, NATO'nun Ankara Zirvesi'nde Türkiye'nin kara kuvvetleri komuta rolünün genişletilmesini stratejik bir adım olarak değerlendirmektedir. Bu iddiayı Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı'nın Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve güney sınırda operasyonel koordinasyon sağlayacağını belirterek güçlendirmektedir. Ancak, bu askeri güçlenme ile barış diplomasisi arasındaki gerginliği çözen bir strateji var mıdır?

İyi ki milli bir Meclisimiz, İyi ki egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir çatımız,
İyi ki işleyen, daha yüksek standarda erişmesi için çabaladığımız demokrasimiz,
İyi ki, kimsesizlerin kimsesin olan Cumhuriyetimiz var.
"Ulu" lama işine girmeden...
TBMM'nin ve Cumhuriyetin mimarı, devletimizin kuruluş felsefesinin önderi Atatürk'e, silah arkadaşlarına, demokrasi yolunda şehit düşen birbirinden kıymetli insanımıza minnet borçluyuz.
Elbette... İktidarı, muhalefetiyle siyaset yapan, devlete ve millete sahip çıkan her bir isme de şükranlarımızı sunuyoruz.
Ailenin, gençlerin ve çocuklarımızın geleceğini daha yoğun konuştuğumuz bugünlerde; çocuklarına ve gençlerine bayram armağan eden Cumhuriyet liderinin nesiller aşan ufku karşısında bir kez daha hayranlığımızı dile getiriyoruz.

***

İzninizle biraz da Türkiye'mizin, bölgesel ve küresel güvenlik mimarisindeki yeri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın takip ettiği "barış ve adalet diplomasisinin" önemi üzerinde de durmak istiyorum. Zira NATO Genel Sekreteri Mark Rutte son iki gündür başkentte kritik temaslarda bulundu. NATO'nun 36. Zirvesi bu yıl 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek.
ABD/İsrail'in, İran'a açtığı kirli savaşa NATO üyelerinin mesafeli duruşu ile tırmanan Transatlantik gerilimi, NATO ülkelerinin askeri harcamalarını arttırma zorunluluğu, ittifakın yenilenen güvenlik doktrinini, AB'nin "SAFE" adını verdiği savunma programında Türkiye'nin de yer alması gereği, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın artçı şokları, Körfezin önde gelen aktörlerinin NATO Ankara Zirvesi'ne konuk olarak çağrılması...
Sanırım bu tarihi zirvede, NATO'nun kaderi de tayin edilecek.
Avrupa'nın kendi göbeğini kendi kesme arayışı ile BaşkanTrump'ın başına buyruk söylemlerinin nereye evrileceğini, Rusya ve Çin'le ilişkilerin akıbetini bu yaz, yakından görme fırsatı bulacağız.
Unutmadan! NATO için şöyle bir tanımlamadan söz edilir:
"ABD'yi Avrupa'nın içinde, Rusya'yı Avrupa'nın dışında, Almanya'yı da yerinde tutmak!"
İronik biçimde ABD'nin Avrupa'dan çekilmeyi tartıştığı, Rusya'nın Avrupa'nın bağrına saplandığı, Alman savaş makinesinin 80 yıl sonra yeniden çalıştırıldığı tuhaf bir döneme girdik!

***

Türkiye açısından NATO zemininde "Lahey Hedefleri" olarak anılan çerçeveye dikkati çekmek faydalı olacak. Rusya- Ukrayna savaşı sonrası NATO tarafından güncellenen kuvvet plânlama ve caydırıcılık stratejisi oldukça hassas faaliyetler içeriyor! Örneğin;