Yeni Parti, eski proje

Özgür Özel'in CHP'ye veda konuşması yaparak Yeni Parti kuracağını ifade etmesi sonrası kurulacak partinin nasıl bir parti olacağına dair tartışmalar başladı. Aslında partinin nasıl olacağına karar verecek kişinin Ekrem İmamoğlu olduğunu da bilmeyen yok.

İmamoğlu'nun ve etrafındaki kadronun daha önce CHP'yi, altı oku, CHP'nin Kemalist geçmişini ve kimliğini iktidar yürüyüşünde bir yük ve engel olarak gördüğüne dair tartışmalar yapılmıştı. Nitekim Yeni Parti sürecinde de İmamoğlu'nun 1983'te ANAP'ın kuruluşu sırasındaki "dört eğilimi birleştirme" söylemine benzer bir süreci tasarladığı ve bunu Özgür Özel ve arkadaşlarına dikte ettiği söyleniyor. İmamoğlu'nun eski bir ANAP'lı olduğu düşünüldüğünde bu şaşırtıcı da değil. Zaten Yeni Parti konusunda bu kadar acele ettiren esas faktörün de İmamoğlu olduğu söyleniyor.

1980'lerde ANAP'ın dört eğilim söylemi ideolojik farklılıkları tek çatı altında toplamayı hedefliyordu. Bugün de benzer şekilde ideolojik sınırları flu bir merkez parti arayışı dikkat çekiyor. Lakin ANAP o dönem tüm siyasi partilerin kapatıldığı bir darbe döneminin ardından kurulduğu için bu eğilimleri birleştirme söyleminin bir zemini bulunuyordu.

Aslında bu proje dünyada neoliberalizmin hakim olduğu dönemde fazlasıyla uygulanmış bir proje. İdeolojik kimlikleri ve sınırları belirsiz, güçlü liderliğe dayanmayan, kimliksiz, rozetsiz ve bir öteki üzerinden kendisini inşa eden bir popülist merkez siyaset anlayışı bu. Fransa'da Macron, ABD'de Biden ve Harris bunun örnekleriydi. Fransa'da aşırı sağ Le Pen'e, ABD'de popülist sağ Trump'a karşı tüm kesimlerin toplandığı bir ortak, ideolojisiz, merkez aday örneği olarak uygulanmış projelerdi.

Türkiye'de de Altılı Masa projesi böyle bir projeydi. Altılı Masa, farklı siyasal hareketleri Erdoğan karşıtlığı üzerinden bir araya getirmeye çalıştı ancak ideolojik çeşitliliğin tek başına ortak bir siyasal kimlik üretmeye yetmediğini de gösterdi.

Bugünse dünyada devri geçmiş bu neoliberal projenin, CHP'den kopan grup tarafından Yeni Parti'de hayata geçirilmesi bekleniyor. Altılı Masa projesinin tek bir parti çatısı altında gerçekleştirilmeye çalışılması ise imkansızı denemek anlamına geliyor. Çünkü seçim ittifakı olarak bile başarılı olmamış, dünyada devri geçmiş bir projeyi, CHP kimliğiyle özdeşleşmiş birisi tarafından merkez projesi olarak piyasaya sürmek çok zor bir eklektik popülizm örneği olarak duruyor. Bu eklektik popülizmi taşıyabilecek bir karizmatik lider eksikliği de görülüyor.