Ukrayna Savaşı'nın bitmesi ve Türk dünyası için riskler

Ukrayna Savaşı yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarcasının göç etmek zorunda kaldığı acı bir hadise olarak tarihe geçti. Bir yandan Putin Rusya'sının istilacılığı diğer yandan Putin'in istilacılığını provoke edip Rusya'nın insan, para ve silah kaynağını tüketmek isteyen Batı'nın arasında ezilen Ukrayna halkı oldu. Bu savaşa, ölümlere engel olmak için çalışan, İstanbul'da barış masasını kuran aktör de Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı. Nitekim tam da İstanbul'da Türkiye'nin çabalarıyla ateşkes anlaşması yapılacakken son anda İngiliz Başbakanı Boris Johnson, Zelenski'yi tehdit ederek anlaşma masasından kaldırmıştı.

Öte yandan Ukrayna Savaşı'nın geçtiğimiz üç yılda Türk jeopolitiği için önemli fırsatlar yarattığı da bir hakikat. Öncelikle Rusya'nın odağını, enerjisini Ukrayna Cephesi'ne yoğunlaştırması ve bu süreçte yıpranması Türkiye'ye Suriye'de daha rahat hareket edebileceği bir konjonktür sağladı. Esad Rejimi'nin arkasında duran Rusya ile büyük gerilimler yaşayan Türkiye, sonrasında ilişkiler toparlansa bile, hem Esad Rejimi'nin Suriye halkına yönelik katliamlarındaki rolü hem de PKKYPG'ye karşı yapılan terörle mücadeledeki engellemeleri yüzünden zorlu bir dönem yaşamıştı. Rusların Ukrayna Savaşı'na odaklanıp bu süreçte yıpranması ve Suriye'deki güçlerinin önemli bir kısmını Ukrayna'ya çekmeleri Suriye Devrimi'ne kadar uzanan sürecin önünü açmıştı.

Aynı şekilde 2. Karabağ Savaşı sonrası Karabağ'daki Ermeni terör unsurları bölgedeki Rus barış gücü korumasında bulunuyordu. Azerbaycan'ın Karabağ'ın tamamını işgalcilerden kurtarmasını ve Rusların sessiz kalmasını sağlayan konjonktür biraz da yine Ukrayna Savaşı konjonktürüydü. Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurulup, Türk dünyasının birliği konusunda yakın zamana kadar hayal bile edilmeyecek noktaya gelinmesinde ve o güne kadar Ruslardan çekinen Türk devletlerinin eskisi kadar Ruslardan çekinmemesinde de Rusların Ukrayna'da hırpalanmasının ciddi payı bulunuyordu. Elbette tüm bu süreçlerde Türkiye'nin güçlenmesinin ve diğer Türk devletlerinin hem devletleşme süreçlerinde ilerlemelerinin hem de Türkiye'nin desteğiyle Azerbaycan'ın Karabağ'da zafer kazanmasının verdiği cesaretin de payı büyük. Ama Rusya'nın Türk coğrafyasındaki ağırlığının gerilemesinin de payı unutulmamalıdır.

Ukrayna Savaşı'nın bitmesi durumunda ise Rusya'nın tekrar "arka bahçesi" gibi gördüğü Türk coğrafyasına dönüp bakması şaşırtıcı olmayacaktır. Ukrayna Savaşı süresince Türk devletlerinin kendi ekseninden uzaklaştığını, savaş süresince istediği desteği vermedikleri, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunun artışını ve kendisine düşman gördüğü Türk Birliği fikrinin somutlaşmasını gören Rusya tüm bu süreçten rahatsız olduğunu saklamıyordu. Türk devletlerinin Kiril alfabesinden çıkışını, Rusça eğitimin azaltılmasını, milletvekili seçilebilmek için Türk devletlerinin kendi anadillerini bilmenin şart koşulmasını büyük tepkilerle karşılayan Kremlin sözcülerini bu süreçte hep birlikte gördük.