Türkiye - Azerbaycan kardeşliğini kim sabote etmek istiyor

Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin sosyal medyalarını bir operasyon sahası olarak gören ve maalesef operasyonlarını da belli ölçülerde yapabilen bir yabancı istihbarat aklıyla uzun süredir karşı karşıyayız.

Önce uzun yıllar Türkiye'nin sosyal medyasını yalan, provokatif haberlerle Arap düşmanı paylaşımlarla etki altına almaya çalışan, aynı sıralarda da Arap sosyal medyasında sanki bu paylaşımlara cevap veriyormuş gibi yaparak Türk düşmanı paylaşımlar yaptıran bir akıl bu. Aslında her ikisi de aynı İsrail aklına hizmet eden bu operasyonel ağ Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkisini, ittifak ilişkilerini uzun süre baltalamaya çalıştı.

Sonra operasyonlar bunun Balkan Coğrafyası'ndaki dost ve kardeş halklarla olan versiyonlarıyla devam etti. Mesela Kosova - Türkiye millî maçı sırasında sosyal medya tuhaf bir şekilde 600 yıl önceki Osmanlı - İskender Bey savaşları üzerinden Türk - Arnavut karşıtlığını üreten bir operasyon merkezine döndü. Benzeri bir durum ara ara Bosnalı kardeşlerimizle ilgili de oluşturulmaya çalışıldı.

Yine son yıllarda benzeri bir karşıtlık Türkiye Türkleri ile Avrupa'daki Türk diasporası arasında oluşturulmaya çalışılıyor. Yine Kürt vatandaşlarımızla oluşturulmaya çalışıldığını, PKK'nın silah bırakma sürecini kesintiye uğratmaya çalışacak provokasyonları da görüyoruz.

Son 2 yılda ise operasyonların hedefinde Türkiye ile Türk Dünyası arasındaki ilişkiler bulunuyor. Kazakistan ve Özbekistan ile ilgili yapılmaya çalışılan sosyal medya operasyonlarının hedefine son zamanlarda doğrudan Azerbaycan ile olan kardeşliğimiz eklenmiş durumda.

Türkiye ile Azerbaycan'ın arasını açmak için her sözü kırpıp bağlamından koparanlar, yalan haberlerle kıyameti koparanlar bir süredir dikkati çekiyor. İsrail unsurları bu propaganda savaşında başı çekiyor. Fetö'cüler, İrancılar, Rusçular ve PKK'lılar da bu cepheye koşmuş durumdalar. Bu sosyal medya ortamında sağduyulu olup her önümüze koyulan sosyal medya paylaşımına atlamamak gerekiyor.

Mesela yalan haberlerin aksine ne Azerbaycan'da başörtüsü yasağı var ne de Aliyev Türkiye'nin aleyhinde tek bir söz söylüyor. Zaten Türkiye'de uzun yıllar boyunca başörtüsü yasağı varken bile Azerbaycan'da en ufak bir yasak olmadı. Aliyev de Türkiye ile kardeşliğe her daim sahip çıktı, çıkıyor. Bu kardeşliğe sosyal medyada Azerbaycan'a dair olumsuz şeyler söyleyenlerden daha çok sahip çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da zaten bu kardeşliğin en büyük koruyucusu, mimarı, kahramanı...

Sosyal medyada Türkiye vatandaşı veya Azerbaycan vatandaşı gibi görünüp karşılıklı provokatif şeyler söylemeye çalışan ve aynı merkezden yönetilen etki ajanlarının oyununa gelmeyecek kadar zeka sahibi olduğumuzu umuyorum.