2010'lar ve 2020'lerin ilk yarısı... Türkiye'nin Suriye ve Irak'ın kuzeyinde bir "teröristan" kurulmaması için büyük mücadele verdiği ve bu uğurda yedi düveli karşısına aldığı, ekonomik savaşlara, kalkışmalara, darbe girişimlerine göğüs gerdiği yıllar.
Bir an için 2 sene öncesine gidelim. Çok değil, 2 sene...
Suriye'nin neredeyse yarısını işgal etmiş Suriye PKK'sı ve arkasında tüm güçleriyle onun arkasında bulunan ABD, İsrail, Rusya, İran, Fransa ve Esad Rejimi...
Birbiriyle pek çok konuda çatışan "yedi düvel"in nasıl da söz konusu PKK'ya destek olduğunda büyük bir mutabakata vardığına şahit olduğumuz zamanlar...
Türk televizyonlarında "PKK'nın 100 bin kişilik ordusu var!" diyen, "sınırımızda DEAŞ olacağına PKK olsun" diyen emekli askerleri izlediğimiz zamanlar...
"Kim kime katılacak Suriye'nin ordusu mu var ki koskoca PKK ona katılacak" minvalinde konuşan ana muhalefet liderini duyduğumuz zamanlar...
Sonrasında benim o günlerde "grand strateji" olarak yazdığım büyük bir stratejiyle Türkiye bir yandan muhalefeti destekleyerek Suriye Devrimi'nin gerçekleşmesi için önemli süreçler yönetti, bir yandan da ABD'de ve Trump gibi Türkiye'ye dönük kategorik negatif bir tavrı olmayan birinin ABD Başkanı olmasını da göz önüne alıp onu kendi çizgisine çekerek Suriye'de kendi stratejisini uygulayabildi. Üstelik bunu İsrail'in ABD üzerindeki baskılarına rağmen yapabildi.
Büyük strateji tam da budur: Devletin tek tek krizlere tepki vermesinin ötesine geçerek, güvenlik, diplomasi ve siyaseti aynı hedef doğrultusunda eşgüdüm içinde kullanabilmesi ve orta ve uzun vadede sonuç alabilmesidir.
ABD, Rusya, İran, Fransa büyük oranda Suriye'den çekildi, Esad Rejimi çöktü...
Tam da devrim öncesi ilan edilmiş olan Terörsüz Türkiye süreci de bu büyük stratejinin bir parçası olarak gündeme geldi. Bu süreç tartışılırken de yukarıda bahsettiğim emekli asker, emekli diplomat veya siyasetçi yorumları geliyordu.
Sonra Suriye yönetiminin operasyonları Halep'in kuzey mahallelerinde başladı ve PKK, Suriye'nin büyük çoğunluğundan süpürüldü.
PKK'nın son olarak sıkıştığı o birkaç yerleşim yerinde de Suriye Devletine entegre olmaktan başka çaresi kalmamıştı.
Bu süreçlerde Trump yönetiminin Türkiye'ye yakın bir pozisyon almasından dolayı İsrail'in ve Siyonistlerin tepkileri de sonuçsuz kaldı. Büyükelçi Tom Barrack'ın görevden alınması kampanyaları da yine boşunaydı.

8