"Gidince hepinizi Allah'a şikayet edeceğim" demişti katil Esad'ın bombardımanı sonrasında ağır yaralanmış Suriyeli çocuk...
Esad Rejimi, Rusya ve İran'ın desteğiyle yıllar boyu katliam yaparken onun gibi binlerce çocuğun canını almış, daha fazlasını evinden barkından etmişti. "Esad Rejimi'nin en önemli suç ortaklarından biri de, çocukları öldürmeyi çok iyi bilen terör örgütü PKK'ydı. "Hem Esad Rejimi hem Rusya hem İran tarafından korunuyor kollanıyordu. Dahası en az onlar kadar kendisini başta Türkiye olmak üzere devletleri parçalamak için kullanan ABD ve İsrail tarafından destekleniyorlardı. Bu devletlerin birçoğu birbiriyle çatışsa da söz konusu PKK'ye destek vermek olduğu zaman hepsi tam bir mutabakat halinde oluyordu.
Türkiye uzun yıllar boyunca tüm bu katliamcı, terörü destekleyen güçlerle mücadele vererek yok olma noktasına gelmiş Suriye halkını, muhalefetini desteklemeye devam etti. Neticede uzun yıllar sonunda Suriye Devrimi gerçekleşti ve Esad Rejimi çökertildi. Esad Rejimi'nin çökertilmesiyle Rusya ve İran Türkiye'nin Güney sınırlarından kovuldu.
"ABD'de küreselcilerin iktidarı kaybetmesiyle, Trump üzerindeki diplomatik etki ve Türkiye'nin sahadaki gücü birleşti; PKK'yı bir proje olarak sahiplenip destekleyen Amerikan müesses nizamı böylece etkisizleştirildi. "İsrail de devamında Türkiye'nin diplomatik baskısıyla Suriye bağlamında 'makul' bir çizgiye çekildi. "Son yazımda tüm bunların bütün olarak Türkiye'nin "büyük strateji"si sayesinde olduğunu anlatmıştım.
Tüm bunlar olurken Rusya, Esad'ın, İran'ın, Amerikan müesses nizamının, İsrail'in ve tüm bunların ortak aparatı olan PKK'nın nasıl kaybettiğini hep beraber gördük. PKK'nın temizlenmesiyle ortaya çıkan kaybedenler kulübünün ilk mensuplarını bunlar oluşturdu.
Bir de bu kaybedenler kulübünün yerli gibi görünen içimizdeki yabancı mensupları var.
Bunların ilki içimizdeki etnikçiler. Sadece PKK- Dem Parti çevrelerinden de oluşmayan etnikçiler. Muhtelif ideolojik sıfatlar arkasına gizlenen, Türk düşmanlığı konusunda kendisini ele veren, Suriye Ordusu PKK'ya operasyon yaparken "Kürtlere katliam yapılıyor" yaygarası koparıp "Kürtlerin devlet hakkı yok mu" diye soranlar. Yani PKK ile Kürt kardeşlerimizi özdeş gösterip hem PKK'nın ve emperyalistlerin propagandasını tekrarlayanlar hem de bir terör örgütü ile Kürtleri özdeşleştirerek Kürtlere hakaret edenler...
Bunların ikincisi ise içimizdeki Esadçılar. Mezhepçi veya ideolojik gerekçelerle Esad Rejimi'nin çöküşünden dolayı hınç dolu olup Ahmed Şara'ya, Suriye'ye ve Türkiye'ye saldırıp neticede PKK argümanlarına sarılanlar. "Şara'nın ABD ve İsrail'in piyonu olduğunu öne süren, saçmasapan komplo teorileriyle operasyon sırasında bile PKK'ya statü verileceğini iddia edenler..."

2