İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım ve Ortadoğu ülkelerine yönelik bitmek bilmeyen saldırıları dünyada bugüne kadar görülmemiş bir İsrail karşıtlığına sebep oldu. İsrail'e dönük dünyanın pek çok ülkesindeki halklar ses yükseltti, büyük eylemler gerçekleştirdi ve kendi hükümetlerine İsrail'e karşı tavır almaları için kamuoyu baskısı yaptı.
Bu süreç o noktalara ulaştı ki İsrail'i bir proje olarak ortaya çıkaran İngiltere ve yine dünyada Yahudilerin en güçlü olduğu birkaç ülkeden biri olan Fransa, Filistin'i bir devlet olarak tanımak zorunda kaldı.
İsrail'in bugün dünyadaki en büyük destekçisi ve suç ortağı olan ABD'de bile artık seçmenden oy almak isteyen siyasetçiler kendilerinin İsrail'e karşı olduğunu göstermek zorunda kalmaya başladılar.
İsrail için, elbette, halklardan daha çok elitlerin ve hükümetlerin tavrı önemli. Mesela bu nedenle AIPAC gibi lobi şirketleri üzerinden ABD Kongre üyelerini satın alırlar, o ülkelerdeki kendi organik unsurlarını propaganda makinalarıyla ön plana çıkarırlar veya EPSTEIN gibi şantajlarla kontrolleri altına alırlar.
Şu anda artık dünyada tüm o dağıtılan paralara, şantajlara veya propagandalara rağmen İsrail'in öyle eskisi gibi kolay kolay savunulamayacağı günlerdeyiz.
PEKİ, YA TÜRKİYE'DE DURUM NE
7 Ekim 2023'ten beri Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan hükümet üyelerine, AK Parti'li ve MHP'li siyasal kadrolara ve halkın büyük çoğunluğuna kadar Türkiye, İsrail karşıtlığı konusunda dünyada öncü bir konumda yer aldı. Zaten bu nedenle sabah akşam hala İsrail, Türkiye'yi saldırmakla tehdit ediyor.
Bu konuda Türkiye'nin koyduğu önemli tavır tarihe geçti.
Ama Türk devleti ve Türk milletinin büyük kısmı İsrail'e karşıt bir yerde konumlanırken, maalesef, Türk kamuoyunda hiçbir kıymeti kalmayan İsrail'e can suyu olmaya çalışanlar veya en azından İsrail'in işine gelecek şekilde hareket edip propaganda yapanlar da tarihe geçti.
Mesela daha 7 Ekim'den hemen sonra Hamas'a terör örgütü diyen bir CHP ile karşı karşıya kalındı. Bugün yolsuzluk meselesi ve sonrasında ortaya çıkan mahkeme kararını protesto etmek için kıyameti koparan CHP medyasında ve sosyal medyasında o gün bu sözlere karşı çıt bile çıkmaması bu skandalın ağırlığını daha da fazla arttırmıştı.
Yine Büyükşehir Belediyelerindeki yolsuzluklara yönelik operasyonlar yapılmasına karşı ortaya koyulan boykot çağrıları da tarihe geçti. İsrail ordusuna doğrudan para desteği verdiğini açıklayan dünyanın en meşhur kahve zincirine karşı dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de boykot başlatan Türk milletinin büyük çoğunluğu bu kahve zincirinin yerli alternatiflerine yönelmişti. İşte bu yerli alternatiflerden en önde geleniyle alakalı olarak belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonlarını gerekçe göstererek (ne alakası varsa!) boykot başlatan CHP yönetimi kimin adına neyin intikamını almaya çalışıyordu

11