İspanya'nın Afrika'daki deniz aşırı toprağı olan Ceuta'nın Fas sınırında yaşadığı göç baskısı ve on binlerce kişinin Ceuta'ya akını ilk bakışta sıradan bir düzensiz göç krizi gibi görünebilir. Oysa uluslararası ilişkiler açısından bakıldığında asıl soru göçmenlerin neden geldiği değil, bu göç hareketinin nasıl ve kim tarafından organize edildiğidir. Çünkü zamanlama ve organizasyon bakımından bir planlama olduğu görülüyor.
Öncelikle şunu söylemek gerekiyor ki, göç günümüzde insani bir olgunun ötesine geçebilmekte, devletlerin rakiplerine karşı kullandığı hibrit savaş araçlarından biri haline gelebilmektedir. Rusya'nın Ukrayna Savaşı üzerinden Avrupa'yı zorlayan göç stratejileri, Esad Rejimi'nin geçmişte Suriyeli sığınmacılar üzerinden bir politik baskı mekanizması oluşturmaya çalışması ve Fas'ın İspanya egemenliğindeki Ceuta ile Melilla'da uyguladığı politikalar bunun örnekleri olarak okunabilir. Dolayısıyla Ceuta'da yaşananları sadece "kontrolden çıkan göç" diye okumak fazlasıyla safdillik olur.
İşin dikkat çekici tarafı ise zamanlamadır.
Pedro Sanchez hükümeti son iki yılda Avrupa'da İsrail'e karşı en sert tutumu benimseyen hükümetlerden biri haline geldi. Filistin Devleti'nin tanınması, Gazze'deki soykırıma yönelik ağır eleştiriler ve İsrail'e dönük yaptırım çağrıları Tel Aviv'de büyük rahatsızlık oluşturdu. İsrailli bakanlar ve hükümet yetkilileri İspanya'yı açık biçimde hedef alan sert açıklamalar yaptılar.
Hristiyan Avrupalı bir devletin bu kadar net bir İsrail karşıtı tavır alması İsrail'in, İsrail karşıtlığını İslam Dünyası ile sınırlı tutma stratejisinin de çökmesine sebep olduğu için İsrail'in öfkesi katlandı. Nitekim son Dünya Kupası finalinde Netanyahu'nun İspanya'ya karşı Arjantin'i bu kadar desteklemesi, İspanya'ya ve bilhassa da Lamine Yamal'a düşmanlık kusmaları da dikkatlerden kaçmadı.
İsrail'in Fas ile ilişkileri düşünüldüğünde, İsrail'in Fas Kralı ile arasının iyi olduğu ve aynı zamanda da Fas ile İspanya arasında uzun süredir devam eden gerilim bilindiğinde İsrail'in Fas ile birlikte böyle bir süreci koordine etmesi zor görünmüyor.
Peki, göç krizlerinden Avrupa'da en fazla kim kazanç sağlıyor
Neredeyse istisnasız biçimde aşırı sağ partiler.
İspanya'da aşırı sağ Vox partisi de siyasetini göçmen karşıtlığı, İslam karşıtlığı ve güvenlik söylemi üzerine inşa ettiği için yaşanan her sınır krizinde kamuoyu desteğini artırabilecek bir zemine kavuşuyor. Dikkat çekici olan ise Vox'un Avrupa'da İsrail'e en güçlü desteği veren siyasi hareketlerden biri olması. Gazze konusunda Sanchez hükümetiyle taban tabana zıt bir çizgide duran parti, İsrail'in politikalarını açık biçimde savunuyor. Zaten Avrupa aşırı sağı, birçok örnekte İslam karşıtlığı üzerinden İsrail yanlısı politikalara savruluyor.

3