Har-ı Bülbül

Güzeller güzeli Bakü'nün caddelerinde büyük bir gurur ve coşku... Yıllarca çekilen acıların, maruz kalınan zulmün, hissedilen hüznün ardından gelmiş büyük bir zaferin ve hasret kalınana kavuşmanın coşkusu bu...

Karabağ Zaferi'nin yıldönümünde her yer Azerbaycan ve Türkiye bayraklarıyla donatılmış... Törene katılan herkesin gururla kabaran göğsünde ise bir sembol dikkati çekiyor. Sembole dikkatli bakıldığında kuşa benzeyen bir çiçek var... Adı: Har-ı bülbül...

Tarih boyunca Türk-İslam edebiyatında ve tasavvuf kültüründe diken, gül ve bülbül metaforları sıklıkla kullanılmıştır. Bu bağlamda "bülbül", aşkı uğruna kendini feda eden aşığı; "gül" ise sevgiliyi, ilahî aşkı ve maşûku sembolize eder. Diken ve bülbül metaforlarının bir araya gelmesi ise aşığın, dikenin can yakmasına rağmen sevdasından vazgeçmeyişini ve sevdiği uğruna fedakarca mücadele edişini temsil eder.

Geçmişte bu sembolün kullanımına bakıldığında, diken bir engeli; bülbül ise bu engellere rağmen sevdiğinden vazgeçmeyen bir aşığı simgeler. Bu yorum tasavvufi bağlamda da geçerlidir; burada diken, ilahî aşka ulaşma yolunda aşılması gereken zorlukları ve engelleri ifade etmektedir.

Peki, Karabağ zaferinin yıldönümünde neden har-ı bülbül sembolü bu kadar yaygın kullanılıyor

Genel inanışa göre har-ı bülbül çiçeğinin anavatanı Karabağ'ın Şuşa şehrindeki Çıdır Ovası'dır. İşgal döneminde ayrılığın, yitirmenin, esaretin sembolü olmuş; savaş sırasında da Azerbaycan Türkleri arasında bülbülün güle ulaşma çabası kültürel olarak işlenirken, bülbülün güle ulaşmasında aşılması gereken engel olarak diken (har) motifi ön plana çıkarılmıştır. Dikenin battığı bülbülse şehitleri ve gazileri sembolize etmiştir.

Çıdır Ovası'nın har-ı bülbülün anavatanı olması, ovada savaş öncesi Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın dans ederek (reks eyleyerek) gerçekleştirdiği gövde gösterisi hatırlardadır. Savaş sonunda kurtarılan Şuşa'daki aynı yerde, Çıdır Ovası'nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın birlikte müzik ve danslarla zaferi kutlaması da Türk'ün kolektif hafızasına kazınmıştır.

Ayrıca, kutlamalar sırasında Aliyev, Erdoğan'a har-ı bülbül çiçeğini zaferin sembolü olarak hediye etmiştir. Böylece hem Çıdır Ovası hem de bu ovada yetişen ve ovayla özdeşleşen har-ı bülbül çiçeği, Azerbaycan'ın vatan mücadelesinin, zaferinin ve millî kimliğinin önemli bir sembolüne dönüşmüş; bu sembol, bizzat Azerbaycan Devleti tarafından da sahiplenilmiştir.