Büyük Final

Suriye Devrimi'nin Türkiye'nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu başından beri savunuyoruz. Çünkü devrimle birlikte Türkiye'nin etki alanı genişleyerek Golan Tepeleri'ne kadar ulaştı. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını daha önce hiç olmadığı kadar güçlendirdi. Bundan en fazla rahatsızlık duyan güç de İsrail oldu.

Aynı şekilde Suriye'nin, Türkiye'nin bölgesel liderliğe giden yolda elinde tutması gereken stratejik bir mevzi olduğunu da anlattık. İsrail'in bu kazanımı kendisine yönelmiş doğrudan bir tehdit olarak gördüğünü ve süreci tersine çevirmek için her yolu deneyeceğini söyledik.

Yaklaşık bir yıl önce bu köşede aynı başlıkla bir yazı kaleme almış ve şöyle demiştim:

"Netanyahu, Türkiye'nin Suriye'de etkili olmasına, Suriye'nin güney ve orta bölgelerine yaklaşmasına izin vermeyeceklerini, bunun için güç kullandıklarını ve gerekirse yine kullanacaklarını, Türkiye'nin F-35 almaması için uğraşacaklarını, İsrail'in (sözde) üstünlüğünün bozulmasına izin vermeyeceklerini ve Suriye'de Türkiye ile olan mevcut çatışmasızlık halinin devam etmesinin Türkiye için iyi olacağını söyleyerek aklı sıra Türkiye'yi tehdit edip gözdağı vermek istiyor. Netanyahu'nun söylediklerinin doğruluğu ve yanlışlığı bir tarafa, Suriye'de kimin sözünün geçeceğinin, Ortadoğu'nun ve bilhassa Türkiye ile İsrail'in güç mücadelesinin kaderini belirleyeceğini kendisi de itiraf etmiş oluyor.

Türkiye'nin mutlak bölgesel liderlik yolundaki güç mücadelesini İsrail ile yapacağı, bu mücadelenin sahasının Suriye olacağı görünüyor. Türkiye sahaya ev sahibi ve favori, İsrail ise deplasman takımı olarak çıkıyor."

Aslında bu final maçı oynanmaya çoktan başladı ve İsrail, şimdiden Türkiye'den çok gol yedi. Bu gollerden biri Şam'da artık Türkiye ile müttefik bir Ahmed Şara yönetiminin bulunması yani Suriye Devrimi'ydi. Bir diğeri, 15 yıldır yatırım yaptıkları ve devlet kurdurmak için ABD ile seferber oldukları Suriye PKK'sının çökertilmesi, şimdi de silah bırakma noktasına getirilmesi oldu. İsrail, son golleri de İran Savaşı sırasında yedi. Önce Arapları İran'la savaştırma projesi, Türkiye'nin Arap ülkelerini sahiplenen ama İran'la savaşmalarına da engel olan tavrıyla çöktü. Dahası İran PKK'sını ABD ile birlikte İran'a saldırtıp İran'ı bölme projeleri de Türkiye'nin müdahalesiyle engellendi.

Son olarak da Mekke Anlaşması ile birlikte Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan'la bir araya gelmesi, bu jeopolitik ve tarih-politik ittifakı İsrail'i kuşatacak şekilde inşa etmeye başlaması İsrail'in Ortadoğu'daki bu büyük finalde maçı mağlup götürmesine sebep oldu.