Bu kadar Yunan propagandasının sebebi ne

Bugün Türkiye'de ilginç bir tabloyla karşı karşıyayız. Tarih boyunca defalarca Türklere saldırmış, Osmanlı'nın çekildiği her coğrafyada Türk nüfusa yönelik ağır mezalimleri yaşatmış, Anadolu'da katliam yapmış ve hala da düşmanlığa devam eden bir devlet, bazı çevreler tarafından neredeyse bir hayranlık nesnesi haline getiriliyor. Bu durumun nasıl ortaya çıktığını sorgulamak artık kaçınılmaz.

Yunanistan, 19. yüzyılda İngiltere, Fransa ve Rusya'nın desteğiyle kurulan bir proje ulus-devletti. Mora İsyanı sırasında on binlerce Türk sivil katledildi. Atina'dan Girit'e, Teselya'dan Batı Trakya'ya kadar birçok bölgede Türk nüfusu sistemli biçimde yok edildi. Yetmedi, orada kalan Türk eserleri de yok edildi. Anadolu'nun işgal yıllarında ise İzmir'den Manisa'ya, Uşak'tan Afyon'a kadar uzanan hatta yakılan köyler, öldürülen siviller ve geride bırakılan büyük bir yıkım vardı. Kıbrıs'ta Türk toplumunun maruz kaldığı saldırılar da bu acı hafızanın daha yakın dönem halkalarından biri.

Bütün bunlara rağmen Türkiye'de tarihî hafızanın yerini zaman zaman tuhaf bir Yunan propagandası alıyor.

Oysa Atina'da iktidarlar değişse de Türkiye ile ilgili birçok temel başlıkta söylem değişmiyor. Ege Adaları'nın silahlandırılması, Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi kuşatma çabaları, Kıbrıs'ta Türk varlığını yok etme isteği ve İsrail ile geliştirilen ittifaklar bunun güncel örnekleri arasında bulunuyor. Zaman zaman bazı çevrelerden İstanbul'u işgal etmek istediklerine dair söylemler yükseliyor, resmî askerî geçitlerde Türklere küfredilmesi görüntüleri kamuoyuna yansıyor, Batı Trakya'da Türklere zulmediliyor. Türk askerî uçağının düşmesi ve onlarca şehidimizin ardından Yunan Ordusu'nun resmî sayfasında yapılan alaycı paylaşımlar da Yunan ulusal kimliğinin ana omurgasını oluşturan Türk düşmanlığını gözlere sokuyor.

Böyle bir atmosferde Türkiye'de yıllardır devam eden tek taraflı Yunanistan romantizmi daha da dikkat çekici hale geliyor.

Hatırlayalım: Çeşme'de konser vermesi planlanan bir Yunan sanatçının Atatürk resmi var diye sahneye çıkmamıştı. Buna rağmen kültür ve sanat alanında aynı anlayışın ürettiği romantik Yunanistan anlatısı hız kesmeden sürüyor.

Şarkı sözlerine Yunanca kelimeler serpiştirmeyi kültürel derinlik sananlar, Yunan sanatçılarla yapılan ortak projeleri medeniyet göstergesi gibi pazarlayanlar, Türk mutfağından etkilenen bu eski tebaamızın yemeklerini sanki onlara ait yemeklermiş gibi paylaşanlar ve tam da bugünlerde Ege Adaları paylaşımı yapıp oraya gitmek için kuyruklara girenler...