Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın verilerine baktım.
Türkiye'de şu anda faal 187 siyasi parti var.
Bu alanda belki de dünyada birinciyiz.
Özgür Özel ve ekibi CHP'de yeniden etkin konuma gelemezse muhtemelen ayrılıp yeni bir parti çatısı altında siyasi yolculuklarına devam edecek.
O zaman parti sayımız 188'e çıkacak.
***
Ülkemizde yaşanan parti enflasyonunun nedenini biraz sorgulamak istiyorum.
Ak Parti iktidara geldiğinde 22 siyasi partimiz varmış.
2002-2026 döneminde 165 siyasi parti daha kurulmuş.
Buradan çıkardığım sonuç şu:
Demek ki insanlarımız son 24 yılda iktidar ve muhalefet partilerini yeterli bulmadıkları için kendilerini, siyasi anlayışlarını ifade etmek için ardı ardına yeni partiler kurmuşlar.
Zaten partilerin isimleri de yeni arayışları net olarak ortaya koyuyor.
Birkaçını sayayım:
Demokrasi Zamanı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Güzel Parti, Doğru Parti, Sevgi ve Saygı Partisi, İnsanca Yaşam Partisi, Umuda Yürüyüş Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Türkiye Emekliler Partisi, Bizim Parti, Dost Partisi, Yerli ve Milli Parti, Kadın Partisi, Aklı Selim Gençler Partisi, Küresel Adalet ve Liyakat Partisi, Ata Partisi, Denge Partisi.
***
Sözcü gazetesinin haberine göre, CHP'den bir grup ayrılıp yeni parti kurarsa ismi muhtemelen İstiklal olacakmış.
Pek yerinde bir tercih gibi gelmedi bana.
Bir kere istiklal sözcüğü Arapça kökenli.
Binlerce Türkçe sözcük dururken yeni partide Arapçaya sığınmak da nedir
Kaldı ki şu anda ülkemizde isminde istiklal sözcüğünün yer aldığı bir parti var:
Cumhuriyet ve İstiklal Partisi.
Kuruluş tarihini de yazayım:
10 Ağustos 2020.
***
Son sözüm şu:
CHP'deki kavgalı taraflar bir orta yol bulup anlaşmalı, parti ikiye bölünmemelidir.
Bölünme olursa ve 188'inci parti kurulursa bu en fazla iktidar partisine yarar.
+++++++++
"AYNEN CHP GİBİYİM"
İki yaşlı dost arasındaki diyalogu aynen yazıyorum:
-Nasılsın Kamil Abi
-Nasıl olayım birader, aynen CHP gibiyim.
-Yapma Abi ya! ok üzüldüm vallahi... Durumun ağır demek ki...
-Bu yaşlar böyle oluyor maalesef...
-Aman ihmal etme Abi, hemen bir acile git...
-Rektefiye zamanımız geçmiş bizim.
-Olsun Abi, tıp ilerledi, bir çare bulunur belki...
+++++++++++
ŞÖHRETİ GETİREN TAVSİYE
Henüz 21 yaşındaydı.
Basın Yayın Yüksek Okulu'nun 3'üncü sınıfına devam ederken bir yandan da Milliyet Gazetesi'nin Ankara Bürosunda stajyer muhabir olarak çalışıyordu.
Yaşlı başlı gazeteciler arasında kendini çok yalnız hissediyor, her geçen gün biraz daha bunalıyordu.
Bir gün Spor Servisi Şefi Devrim Sağıroğlu yanına çağırıp şunları söyledi:
"Oğlum sen çok yetenekli bir çocuksun... Bırak buraları... Bu gazetecilik denilen mesleğin parsasını toplayacağın yer Ankara değil İstanbul'dur... Suyun başı orasıdır...

13