Divriği Ulucami ve Dârüşşifa'sını gördükten sonra tarihe bakış açım tamamen değişti. Anadolu'nun uzak diyarındaki bu muhteşem eser, pek fazla bilinmeyen bir döneminin kapısını aralamakta ve ziyaret edenleri alıp yüzyılların ötesine götürmektedir.
Selçuklu bilinir ama Mengücekoğulları pek bilinmez. Hangi zamanda nerede yaşamışlar, kaç kola ayrılmışlar, nasıl yıkılmışlar Hükümdarları kimler, hatunları nasıl insanlar Bize neler bırakmışlar, bu eserler şu anda ne durumdalar
Erzincan Mengücek Meliki Fahreddin Behramşah, Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan'ın damadı olmuş. Kendisi de kızlarından birini Konya'ya Selçuklu Sultanına, birini Erzurum'a, diğerini Divriği'ye gelin vermiş. Divriği Mengücek Meliki Ahmed Şah ile Melike Turan Melek hayatlarını birleştirdikleri gibi, geleceğe bıraktıkları bu ölümsüz eserle hayırlarını da birleştirmişler. Ulucami ile Darüşşifa sırt sırta vermiş sekiz yüz yılı birlikte geçirerek günümüze sapasağlam gelmiş.
"Anadolu'nun Elhamra'sı" tabiri Ulucami'ye övgü için söylenmiş ama yeterli değil. Elhamra'yı görenler onun sekiz asırlık Endülüs Medeniyetinden süzülmüş bir inci gibi olduğunu bilirler. Ulucami ve Darüşşifası ise, mütevazi insanların gizli ihtişamını göstermesi bakımından eşsizdir. Taşı dantel gibi yontan sanatkarların; her nakışında başka manalar taşıyan, birbiriyle olağanüstü uyum gösteren işlemeleriyle 13. Yüzyılın şaheseri olarak günümüze ulaşmış. Ahlatlı Hürremşah yapının hem mimarı hem ustabaşısı olarak, Anadolu'nun hayal ve sanat gücünü taşlara işleyerek bugüne gelmesini sağlamış.
Melike Turan Melek, adına yakışır bir eserle hastaların şifa bulması için Ulucami'ye bitişik bir Dârüşşifa yaptırmış. Dışı çok sade ama içi zengin, manidar, şifayab ve ruhlara ferahlık veriyor. Kimbilir, buradan ne hekimler gelip geçti. Nice hasta bedenlere ve dertli gönüllere Allah'ın izniyle şifa dağıtıldı. Su sesleri bir musiki gibi kulaklardan girip gönülleri ferahlattı. Kubbede yankılanan nağmeler, ruhun derinliklerine ulaşıp gam ve kederi söküp attı. İnsanlar maddi ve manevi hastalıklardan deva bulup yeniden hayata döndü.
Melike Turan Melek'in teyzesi ve Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Hatun bir gönül macerası yüzünden vereme yakalanmış. Ölüm döşeğindeki son arzusu bir şifahane yaptırmak olmuş. İşte Kayseri'deki Gevher Nesibe Darüşşifası böyle yapılmış.
Bu konuda Mihrabad Yayınlarından çıkan yeni bir kitabım var. "Taşa nakşolan tarih MELİKE" Kitapta Divriği Ulucami ve Darüşşifası'nın ilginç yapılış hikayesini okurken, 13. Yüzyılın başlarında Anadolu'da ve Orta Asya'da meydana gelen tarihi olaylara da şahit olacaksınız. Moğol istilasıyla zalim Cengiz Han'ın; Buhara, Semerkant ve Taşkent gibi Türk İslam merkezlerini nasıl yerle bir ettiğini üzülerek göreceksiniz.

25