Üniversite yolunda 'tercih' dönemecine girildi. Bu yıl adayların üniversiteye yerleşme şansı katılım azaldığı için arttı, ancak kontenjanlar düştüğü için azaldı...
Her yıl heyecanla takip edilen ve eğitim gündemine damga vuran üniversiteye giriş sürecinin sınav ayağı, sonuçların açıklanması ile tamamlandı. Artık adayları heyecanlı ve biraz da kaygılı bir tercih süreci bekliyor. Bu yıl soruların geçmiş yıllara göre nispeten kolay olması özellikle ön sıralarda yığılmaya neden oldu. YKS'de ilgili puan türünde hesaplanmış puanı olan, baraj puanı geçenler 29 Temmuz-10 Ağustos arasında en fazla 24 tercih yapabilecek. Bu yıl yerleşme şansı sınava katılım azaldığı için artsa da kontenjanlar düştüğü için azaldı. Kısacası adayları zor bir yerleşme süreci bekliyor.
İYİ PUANA KÖTÜ SIRALAMA
Eğitim uzmanı Salim Ünsal ile bu yılın özel koşullarını ve adayların yerleşme şanslarını nasıl artırabileceklerini konuştuk. Ünsal, "Bu yıl sınavın adaylara nispeten kolay gelmesi, sonuçlar itibarıyla sıralamada beklenen performansı elde edememelerine yol açtı. Güzel puanlar almalarına rağmen kötü sıralamalar elde ettiler. Sınav performansı ile 10 bininci olmayı hayal eden öğrenci 18-20 binlik bir sırada olduğunu görünce sonuçlardan önce kurduğu tercih hayallerinin gerisinde kalacağını düşünerek üzüldü, hayal kırıklığına uğradı. Adayların sonuçları özümseyip biraz daha rasyonel düşünmeye başladıktan sonra eğitim ve kariyer planını yeniden şekillendirmesi ve akademik program gamını yeniden güncellemesi gerekecek" diyerek şu uyarılarda bulunuyor:
KATILIMIN AZALMASI OLUMLU
"Teknik olarak üniversiteye girişi kolaylaştıran ya da zorlaştıran etkenlerin başında ilk olarak sınava katılım sayılarındaki değişiklik, ikinci olarak da sunulan kontenjan kapasiteleri geliyor. Buna algı, eğilim ve yönelimler de dahil olunca süreç üç bilinmezlik içeren bir denkleme dönüşüyor. Sınav katılımları azaldı. Geçen yıl 2 milyon 351 bin 397 aday puanları hesaplanarak tercih hakkı elde etmişken, bu yıl 122 bin 800 eksilme ile 2 milyon 187 bin 743 adayın puanı hesaplandı ve tercih hakkını elde etti. Böylece katılımların azalması ile yerleşme şansı bakımından olumlu bir etki olduğunu belirtmek yanıltıcı olmaz. Ayrıca tercih hakkı elde eden aday bu hakkını kullanmıyor. Örneğin geçen yıl 897 bin aday bu hakkı elde etmesine rağmen tercih yapmadı. Tercih bildirimi azaldıkça yerleşme şansının artacağını söylemek de mümkün.
Haberin DevamıKONTENJANLARIN DÜŞMESİ RİSKLİ
Geçen yıl 2 milyon 3 bin adayın tercihine 794 bin 687 genel kontenjan kapasitesi ayrılmıştı. Bunun 416 bin 991'i lisans programlarına, 377 bin 696'sı ise ön lisans programlarına aitti. Bu yıl tercih hakkı kazanan 2 milyon 2 bin aday için toplamda 747 bin 766 kontenjan kapasitesi ayrıldığını görüyoruz. Yani kontenjan sayısı geçen yıla göre 46 bin 921 azaldı. Bu azalma lisans programlarına yüzde 5.7, ön lisans programlarına ise 6.1 oranında yansıdı. Yani sınava katılım sayısındaki azalışın artırdığı yerleşme şansı kontenjanlardaki eksilmeyle biraz düşebilir."
'YÜZ YÜZE'DE 22 BİN AZALMA
"Kontenjan eksilmelerini incelediğimizde devlet üniversitelerinin yüz yüze programlarında 22 bin 871, açık ve uzaktan eğitim programlarında 11 bin 736, vakıf ve KKTC üniversitelerinde ise 23 bine varan bir azalma olduğunu görüyoruz. Toplam kontenjan oranlarına göre azalmanın vakıf üniversitelerinde daha yüksek olmasının üst dilimlerdeki öğrencileri doğrudan daha az etkileyeceği kanaatindeyim.
Sınava katılım ve kontenjan durumuna bakarak her yıl sınav sonuçları açıklandıktan hemen sonra az çok tahmin ve analiz yapabiliyoruz. Ancak, asıl bilmediğimiz ve süreç sonuna kadar net bilemeyeceğimiz üçüncü değişkeni algılar, eğilimler ve yönelimlerin oluşturuyor. Katılım ve kontenjan kapasitesinde birbirini dengeleyen sonuçlar çıktığına göre bu yılı yine algı ve ilgi düzeyi belirleyecek. Sınav yönelimi ile tercih yönelimleri arasında çok da benzerlik olmayabiliyor. Sınav için oluşturduğumuz trafiğin motivasyonunu, beklemediğimiz sonuçlarla karşılaştığımızda kaybedebiliyoruz.

9