Berkeley'den ordinaryüs Profesör Worrell: Sık ödül vermek başarı getirmez

UC Berkeley Eğitim Fakültesi'nde ordinaryüs profesör olan ve aynı zamanda Okul Psikolojisi Doktora Programı ve Akademik Yetenek Geliştirme Programında (ATDP) yöneticilik görevini sürdüren Frank Worrell, ödülün çocukları motive etmede çözüm olmadığını söylüyor...

ORDİNARYÜS Profesör Frank Worrell, "Motivasyon Efsaneleri Avcıları: Kendinizde ve Başkalarında Motivasyonu Artırmak İçin Bilim Temelli Stratejiler" adlı bir kitap yayımladı. Berkeley'de eğitim ve psikoloji alanlarında ders veren Worrell ile İstanbul ziyaretinde, son yazdığı motivasyon kitabı ve okulun çocuklar üzerindeki etkisini konuştuk:

HER ZAMAN İŞE YARAMAZ

"Çeşitli araştırmalar ödülün motivasyon üzerine etkisini inceliyor. Sonuçlar gösteriyor ki, ödül kısa vadede işe yarayabilir ama aradığımız şey tam olarak bu değil. Örneğin ben okumayı çok seviyorum ve bununla ilgili içten gelen bir isteğim var. Ancak okuduğum için bir şekilde ödüllendirilmeye başladığım takdirde zamanla motivasyonumun kaynağı değişmeye başlıyor. Yani iç motivasyon, yerini dış motivasyona bırakıyor. Dolayısıyla ben artık okumayı ödül motivasyonuyla gerçekleştiriyorum. Buna alıştıktan sonra baştaki ilgi ve isteğimin geri dönüşü de pek mümkün olmuyor. Okumam gerektiğinde bu sefer tekrar o dıştan gelen motivasyonu arıyorum. Onu bulamayınca da okuma isteğim düşüyor. Bu durumda ödül kısa vadede hızlı bir başlangıç yaratmak adına mantıklı olabilir ama tümüyle ödüllere yaslanmamak gerekiyor. Onun yerine nihai amacımızın kendi içimizden gelen bir motivasyon yaratabilmek olması lazım. Bir diğer önemli nokta da şu ki, zeki olduklarını söylemek insanları genellikle daha fazla motive etmiyor ya da daha zeki yapmıyor.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

MOTİVASYON ÇABA İSTER

'İnsanların bazıları doğuştan motivedir, bazıları değildir' diye bir inanış var. Kitabımızda bunun doğru olmadığının altını çiziyoruz. Çünkü aslında, insanların hepsi bir şekilde motivedir ancak motive oldukları alanlar, bazen sorumluluklarından farklı olabilir. Eğitimciler, öğrencilerini oldukça etkili bir şekilde motive etme gücüne sahip. Burada özellikle çocuğu ortada bırakmamak çok kritik bir bakış açısı. Çünkü motivasyon sistemsel eşitsizliklerden çok etkilenebilen bir durum. Örneğin bir sınıfta dezavantajlı arka plandan gelen bir çocuğa öğretmeninin ya da bir iş toplantısında patronun kadınlara erkeklerden daha az söz vermesi gibi. Bu durum tekrarlandıkça insanlar sözlerinin o kadar da değerli olmadığı mesajını alabilir. Bu durumda da motivasyonları düşer. Bu nedenle sistemsel eşitsizlikleri de daima göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Motivasyon kendiliğinden gelen bir şey değil. Emekle, zamanla ve parça parça gelen bir şey. Bir diğer yanlış inanışın aksine motivasyon, yalnızca kendinizi hedeflediğiniz şekilde hayal ederek oluşturabileceğiniz bir şey de değil. Onun yerine somut adımlar atıp, hedeflerinize giden yolu planlamakta fayda var. Yani emek harcayacağınız kısımlar önemli. Eğer planlar, adım adım ilerler, varmak istediğiniz noktaya kadar da bu adımları beslerseniz başarıya ulaşırsınız."

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

4 ALTIN TAVSİYE

- ERİŞİLMEYECEK HEDEFLER KOYMAYIN: Erişilemeyecek, çok büyük hedefler belirlemek doğru değil. Çünkü o zaman aslında çocuklarda verilen görevleri yapamayacakları endişesini körüklemiş oluyoruz. Halbuki daha erişilebilir hedeflerle, adım adım elde edilen başarı, kendi kendilerine motive olmalarını sağlar.

- EN BÜYÜK GÖREV ÖĞRETMENDE: Çocukları motive etmek için hedefe yönelik adımlarını netleştirmelerine yardımcı olup bir çerçeve sunarsanız, gerçekleştirebilecekleri bir yol haritası elde etmiş olurlar. Böylece hedefler daha erişilebilir bir hale gelir ve motivasyon artar. Burada en büyük görev öğretmenlere düşüyor. Öğretmenlerin öğrencileriyle güçlü bağlar kurmaları gerekiyor.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

- ETKİNLİKLERLE TANIŞTIRIN: Eğitimin ilk yıllarında çocukları olabildiğince fazla imkanla tanıştırıp onları çeşitli alanlara maruz bırakmak, gelecekleri için çok faydalı. Bunu yaptığımızda çocuklara tutkularının hangi alanda olduğuna dair bir keşif fırsatı sunmuş oluyoruz. Özellikle ilk yıllarda onlara olabildiğince farklı alanlar gösterip bir ilham vermek büyük önem taşıyor.