100 yıllık ömrünü eğitime adayan Fahamettin Akıngüç, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti. Mühendislik eğitimi alan duayen eğitimci, öğretmekten ve öğrenmekten hiç vazgeçmeyen yapısıyla tanınıyordu...
İTÜ'de İnşaat Mühendisliği okuduktan sonra, mühendislik formasyonunu eğitim sektöründe başarılı bir şekilde kullanan, sektöre özel girişimin yenilik ve dinamizmini getiren Fahamettin Akıngüç'ü geçtiğimiz hafta kaybettik. 1960 yılında İstanbul'da, dönemin ilk özel okullarından Kültür Koleji'ni kurarak öğretime açan ve bundan sonraki tüm yaşamını yalnızca eğitim alanında geçiren Akıngüç, gelecek nesillere iz bırakan nadir insanlardan biriydi.
100 YILLIK ÖMRÜEĞİTİME ADADI
Eğitim dünyasının duayeni olan Fahamettin Akıngüç'te kendisini tanıdığım ilk günden itibaren hep şunu gördüm; o engin tecrübelerine rağmen öğrenmekten hiç vazgeçmeyen ve bundan büyük zevk alan bir genç beyindi.
Fahamettin Akıngüç-Nuran Çakmakçı
Haberin DevamıMesleğe ilk başladığım yıllardan itibaren yazılarımı dikkatle okur, ilginç bulduklarını öğretmenleriyle paylaşır, eleştirdikleri ile ilgili de benimle konuşur, farklı bir bakış açısı kazandırırdı. 100 yıllık ömrünün bir gününü bile boşa harcamayan Fahamettin Akıngüç'e son olarak Fazıl Say, bir beste armağan etmiş, sanata gösterdiği ilgiye karşı o da kendisine vefasını göstermişti. Gençlere ve öğretmenlere farklı bakış açısı kazandıran, öğretmenlerin kişisel gelişimine önem veren, rehberlik hizmetlerinin kurumsallaşmasına öncülük eden vizyoner bir eğitim lideriydi Fahamettin Akıngüç.
ÖĞRETMENE MEKTUP:YAŞAMAK EMEK İSTER
Kendisiyle 2020'de bir mektup nedeniyle haberleşmiştik. O zaman 94 yaşındaydı ve hâlâ projeler üretiyor, her yazılanı takip ediyor ve bildiklerini, gördüklerini çalışanlarıyla paylaşmaya devam ediyordu. Öğrencileriyle birlikte öğrenmeye devam ediyordu. İşte tam da pandemi döneminde öğretmenlerine, öğrencilerine böyle bir mektup yazıp şunları söylemişti:
"En esaslı öğretmen yaşamın kendisi. Bu aralar yüzleştiğimiz pandemi gerçeği ise yaşamın bize verdiği derslerden biri. İlginç bir öğretmendir yaşam. Ezbere karşıdır. Düşünmeden, araştırmadan, sorgulamadan onun dersinden geçilmez. Bir o kadar adildir ama... Sınavları zor da olsa notu kıt değildir; dürüst olana, emek verene, dersini çalışana kanaati yüksektir daima. Evlat, bil ki bugünler birer yaşam dersi. Okulun müfredatıyla, anne-baba nasihatiyle bir yere kadar geçebiliriz bu eşiği. Ne mucize ne hurafe. Hiçbirinin faydası yok bu sınavda.
Haberin DevamıÖĞRENECEK ÇOK ŞEY VAR
Dünyada yaşamak emek ister, emek vereceğiz biz de hem de var gücümüzle. Evet, fiziksel olarak hiç olmadığımız kadar kısıtlandık. Evlerimiz, dar geliyor bize. Oysa ev, insanın kalesidir evlat. Kendinize, sağlığınıza, ailenize, varsa çocuklarınıza, evinize daha çok zaman ayırın şimdilerde.
Bakın, 23 Nisan haftasındayız! Ulusal Egemenliğimizin 100'üncü yılı. Bayramları var çocukların. Bugünlerin yarattığı korkuya, kaygıya kapılıp da sakın ertelemeyin onların sevinçlerini. Çocukları çok seven, çok değerli bir büyüklerinden armağan o bayram. Onları yaşama hazırlamaksa bütün çabamız, yaşamı ıskalamadan yetişmelerini sağlamaksa, umudu korumak için bundan daha iyi bir fırsat olamaz. Bayraklarını sallasınlar, şiirlerini okusunlar, resimlerini çizip şarkılarını söylesinler. Evden seslensinler bütün dünyaya. Sakın ola salgının yarattığı korkunun, karamsarlığın gölgesinde kalmasın sevinçleri. Hiç kimse çocuklar kadar güzel yaşayamaz zamanı. Onlardan öğrenecek ne çok şey var, bir bilsek... Onlar, yaşamın en güzel tarafı.

10