Armağan Çağlayan, geçirdiği trafik kazası sonrası başından geçenleri sosyal medya hesabından paylaştı.
Özetleyeyim: Çağlayan, trafik kazası geçiriyor. Araç kaskolu. Aracı servise götürüyor. İki gün sonra 'hasarsızlık için dava açmak istiyor musunuz' diyerek, bir avukat arıyor; kendini de sigorta şirketinin avukatı olarak tanıtıyor, vekalet istiyor. Çağlayan, vekaleti veriyor. Ertesi gün sigorta şirketinin avukatı arıyor. Çağlayan, bundan sonrasını, sosyal medya hesabından şöyle anlatıyor: "Arayan sigorta şirketinin avukatı değil, beni dolandırmaya çalışıyor. Davayı kazanacak, parayı alacak ve muhtemelen yok olacak. SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi), her kaza yapanın bilgilerini bazı avukatlara satıyor ve bu sistem üzerinden avukatlar bilgilerinize ulaşıp sizi arıyor."
Bunları yaşayan Armağan Çağlayan, ne ilk ne de son olacak. Yıllardır bu köşede, 'tazminatınızı aracılara' kaptırmayın başlığı altında kaç yazı yazdım, kaç uyarıda bulundum; sayısını ben bile hatırlamıyorum. Hazır, konuyu Armağan Çağlayan gündeme getirmişken, bir kere daha altını çizeyim. Hatta sigorta şirketinin avukatı Çağlayan'ı aramasaydı ne olacaktı; onu anlatayım. Vekalet verdiği kişi, sigorta şirketi aleyhine daha yüksek değer kaybı tazminatı talep ederek, dava açacaktı ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuracaktı. Dava masrafıydı, avukatlık ücretiydi falan derken bir tazminat alacaktı; bunun bir kısmını Armağan Çağlayan'a verecek, gerisini cebe atacaktı. Çağlayan, kendi de tazminat için başvursa yine aynı parayı alacaktı. Aslında Çağlayan, dolandırılmayacaktı onun üzerinden birileri rant elde edecekti. Bugüne kadar yüzbinlerce kişinin başına geldiği gibi.
Haberin DevamıÖRGÜTLENMİŞ YAPILAR, ORGANİZE İŞLER
Biraz daha detay vereyim. Adına ister hasar aracısı deyin, ister tazminat aracısı; ortalarda, elleri kolları her yere uzanan bazı örgütlenmiş yapılar var. Aracı hasar gören tüm araç sahiplerine ulaşıp, 'bize vekalet verin daha fazla tazminat alalım' diyerek, vatandaştan vekaletleri topluyorlar. Önce sigorta şirketine başvuruyorlar, tazminat adı altında kaç lira gelirse gelsin, vatandaşa sormadan, hemen hukuk yoluna başvuruyorlar. Sonrası malum; vekalet ücreti, masraflar falan derken, bir de üzerine fazladan aldıkları tazminatı cebe indiriyorlar. Vatandaşa ise üç kuruş veriyorlar. Bunun sonucunda da misal, 35-40 bin liralık değer kaybı tazminatının sigorta şirketine maliyeti 100 bin liralara çıkıyor, aradaki fark vatandaşın cebine gitmiyor, işte bu aracıların cebine gidiyor.
Haberin DevamıSanmayın ki, bu çark sadece değer kaybı tazminatında işliyor. Nerede ölümlü kaza olsa; ev, hastane hiç fark etmiyor, ölenlerin yakınlarına ya da trafik kazasında sakat kalanların kendisine anında ulaşıp, 'bize vekalet verin sigortadan daha yüksek vefat, sakatlık tazminatı alırız' diyorlar. Tabi bu ölüm ve sakatlanmalardan cebe indirilen rakamlar çok daha büyük tutarlar oluyor.

20