2027-2029 döneminde ekonominin yol haritasının belirlendiği Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Programın bana göre en dikkat çekici tarafı, artık Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminin (TES), gündemde olmaması.
Bu yılın şubat ayında, yine bu köşede, 'Tamamlayıcı emeklilik artık gündemde değil' başlıklı yazı yazmış, aldığım duyumları paylaşmıştım. Bazı kesimler, 'yanlış biliyorsun' diyerek, şiddetle itiraz etmişti. Durum ortada.
Hem 2023-2025 dönemini kapsayan OVP'de, hem 2024-2026 dönemini kapsayan OVP'de, hem de 2025-2027 döneminin kapsayan OVP; yani son üç dönemdeki programların hepsinde tamamlayıcı emeklilik yer aldı. Buna göre, tüm çalışanların dahil edildiği Otomatik Katılım Sistemi (OKS), bir başka adıyla otomatik BES; işverenlerin de katkısı ile ikinci basamak emeklilik sistemine dönüşeceği tamamlayıcı emeklilik sistemi kurulacaktı.
NEDEN VAZGEÇİLDİ
Öyle ki, 2024'te açıklanan 2025-2027 dönemi OVP'sinde, 2025'in son çeyreğinde sistemin kurulacağı bile yer alıyordu. Hatta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni bir BES modeli öngördüklerini, tasarrufları, sistemde kalış sürelerini ve fon tutarını artırmayı amaçladıklarını bile açıklamıştı.
Haberin Devamıİş dünyası 'üzerimize fazladan yük bindirmeyin' diye, sendikalar ise, 'kıdem tazminatı kırmızı çizgimiz, dokunmayın' diye; yalan yanlış bilgilerle karşı çıktı ve TES rafa kalktı, 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'den de çıkarıldı. Açıkça söyleyeyim, yazık oldu. Çünkü sosyal güvenlik sisteminin çıkışı olarak görülüyordu. Daha da kötüsü sisteme geçilecek diye üç yıldır ciddi çalışmalar yapıldı.
Tamamlayıcı emeklilik yerine OVP'de, BES'te, özellikle de çalışanların dahil olduğu OKS'de iyileştirmeler yapılacağı yer aldı. Buna göre, BES'teki, standart emeklilik yatırım fonları, katılımcıların birikimleri için daha fazla katma değer üretecek şekilde yeniden tasarlanacak. OKS'deki fon çeşitliliği katılımcıların farklı risk algısı ve tercihlerini dikkate alacak şekilde artırılacak, kesintilerin sadeleştirilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacak ve bu kapsamda sistemin cazibesi artırılarak, fon tutarı ve katılımcı sayısında artış sağlanacak.
Peki, bu ne anlama geliyor. 7.5 milyon çalışanın bulunduğu otomatik BES'te, birikimlerin değerlendirildiği fonlar kısıtlı tutuldu ve çalışanların neredeyse yüzde 90'a yakını sisteme girerken yönlendirildikleri standart fonlarda tasarruflarını değerlendiriyor. Standart fonların getirileri ise yıllar itibariyle enflasyonun altında kaldı. Ortada bir getiri olmayınca da çalışanlar mutsuz oluyor ve sistemden çıkıyor. Çünkü fonlar tasarrufların artmasına imkân tanımıyor. Sonuçta, ne sistemdeki fon büyüklüğü ne de çalışanın birikimi artıyor.

28