Pazartesi günü, 'Trafik bilgilerini kim satıyor' başlıklı yazımda, trafik kazalarında sigortadan daha fazla para almak için hasar aracısı adı altındaki kişilerin; araç sahiplerine ulaşarak, vekalet talep ettiklerini, bu vekaletlerle hukuk yoluna başvurduklarını yazmıştım. Sonrasında okuyuculardan çokça soru aldım ama bu sefer durum farklı.
Hani derlerler ya konu konuyu açtı; öyle de oldu. Okuyuculardan gelenlerden birini özetleyerek paylaşayım: "Trafik kaza bilgilerini kim satıyor başlıklı yazınızı okudum. Bu konunun aynısı SGK için de geçerli. Küçük çaplı bir işletmemiz var, 12 kişi çalışıyor. Çalışanlardan biri işten çıkar ya da çıkarılırsa hemen o çalışan, bir avukatlık bürosu tarafından aranılıyor. Çalışana, sizin fazla mesai, yıllık izin, sigorta pirimi gibi konulardaki eksikliklerden ötürü çalıştığınız şirkete dava açabiliriz deniyor. Bu dava için de ücret talep etmiyorlar. Kazanılan tutarın belli yüzdesini alırız diyerek işten çıkmış kişiyi hemen arayıp aklını çeliyorlar. Hüsnüniyetle ayrılmış insanı bile kandırıp işverenleri zor duruma düşürüyorlar. Çok işletme bu tip konulardan dolayı özellikle küçük imalatçılar imalatı bırakıyor."
Haberin DevamıŞİRKETLERİN ÖNÜNDE KART DAĞITIYORLAR
Diğer okuyuculardan, özellikle de küçük işyeri sahiplerinden gelen şikâyetler hemen hemen aynı. Bazıları da 'ne yapmamız lazım, önerin nedir' diye soruyor. Tabi konunun hukuki boyutu olduğu için işçi işveren uyuşmazlıklarında uzman bir iki avukat dostumla konuştum. Durum söylendiğinden de vahim boyutta. Hatta öyle ki, restoran, atölye gibi küçük ölçekli işletmeler bu sebepten dolayı ya işi bırakma boyutuna geliyor ya da bırakıyor.
Öğrendiklerimi, hukuki boyutuna çok da girmeden paylaşayım. Küçük işletmeler her ne kadar, 'tüm işi kurallarına uygun yapıyoruz' deseler de tazminattan, ihbar süresinden, fazla mesaiden, hizmet tespitten dolayı illa bir açıkları oluyor. Bu durumu kendine iş edinmiş kişiler bir şekilde işten ayrılan çalışanlara ulaşıyor. Öğrendiğime göre fabrika, işletme gibi çalışanların yoğun olduğu bölgelerde bu kişiler, 'işten ayrılırsanız biz ilgileniriz, işverenin verdiğinden daha fazla alırız' diye kart bile dağıtıyorlarmış. Öyle ki, kimileri, sırf işçi onlarla çalışsın diye hiçbir ücret almıyor, dava masraflarını bile kendi ceplerinden karşılıyorlarmış.
DAVALAR İŞÇİ LEHİNE SONUÇLANIYOR
Malum, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu ama anlaşılamazsa dava yolu açık. İşte bu kişiler işçiyi, anlaşmaması, davaya gitmesi konusunda ikna ediyorlarmış. Avukat dostum, "Kesin kazanacaklarını biliyorlar" diyor. Çünkü genelde davalar işçi lehine sonuçlanıyor da ondan. Dava sonuçlandığında da bu kişiler alınan paranın içinden kendi paylarını alıyor. Bu arada işçinin hakları üzerinden yüzde 25'e kadar alma hakları bulunuyor ama kimileri bu tutarın çok daha üzerini kendilerine ayırıyormuş.
Haberin DevamıBu arada en çok dava konusu ise, işverenin fazla mesaileri ödemediğinde kaynaklanıyormuş. Peki, ispatı nasıl oluyor İşçi, ya o işletmede daha önce çalışıp ayrılmış ya da civardaki bir başka işletmede çalışan birkaç kişiyi şahit olarak gösteriyor. Şunu da öğrendim ki, illa şahit bulunuyormuş.

18