Hasar aracılarına yasal takip başlatılacak... Trafik sigorta tazminatlarında yeni dönem

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (SEDDK) düzenlemesi ile trafik sigorta tazminatlarında aracı dönemi kapanıyor. Yeni dönemde vatandaş, hasarın takibini ve tazminatın tahsilatını hiç kimseye devredemeyecek. Hasar aracıları gibi yasa dışı çalışan yapılar hakkında da suç duyurusu yapılacak.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), geçtiğimiz pazartesi günü yayımladığı genelge ile hem trafik sigortasından alınacak tazminatlarla ilgili düzenleme yaptı hem de hasar aracılarına yönelik kısıtlama getirdi. Böylece kazazedelerin, sürücülerin ve sigortacıların başına dert olan hasar aracısı sorununa çözüm üretildi. Tabi, başına gelmeyen, yaşamayan konunun önemini bilmez. Ama şu kadarını söyleyeyim, yıllardır okuyuculardan, "Kaza yaptım, birileri geldi, sigortadan yüklü para alacağını söyledi, benden vekalet istedi, sonra da ortadan kayboldu" şeklinde çokça şikayet alıyorum.

KİM BU HASAR ARACILARI

Peki, kim bu hasar aracıları ve ne yaparlar Daha önceki yazılarımda da değindim, bir kere daha anlatayım. Bu hasar aracıları, elleri kolları her yere uzanan örgütlenmiş ve teşkilatlanmış yapılar. Türkiye'nin neresinde bir trafik kazası olsa bir şekilde haberleri oluyor ve anında kaza yerine ulaşıyorlar. Baktılar kaza yerine gidemediler, kazadan birkaç dakika sonra kazaya karışanlara cep telefonlarından ulaşıyorlar. Önceleri bunlara çantacılar denirdi, şimdilerde daha kurumsal yapıya büründüler.

Haberin Devamı

Aracı hasar görenlere, 'sigorta şirketi size ödeme yapmaz, yapsa da az öder, bize vekalet verin daha fazla tazminat alalım' diyerek, vatandaştan vekaletleri topluyorlar. Konu sadece maddi hasarla da sınırlı değil. Nerede ölümlü ya da yaralanmalı kaza olsa, ev, hastane hiç fark etmiyor, ölenlerin yakınlarına ya da trafik kazasında sakat kalanların kendisine anında ulaşıp, 'vekalet verin sigortadan daha yüksek vefat, sakatlık tazminatı alırız' diyorlar. Maalesef, bu çarkı bilmeyenler, duymayanlar da vekaletleri veriyor.

VATANDAŞI NASIL MAĞDUR EDİYORLAR

Aldıkları vekaletlerle önce sigorta şirketine başvuruyorlar, tazminat adı altında kaç lira gelirse gelsin, vatandaşa sormadan, hukuk yoluna ya da tahkime gidiyorlar. Vekalet ücreti, masraflar derken, fazladan aldıkları tazminatı cebe indiriyorlar, vatandaşa ise üç kuruş para veriyorlar ya da hiç vermeyip, ortadan kayboluyorlar. Şöyle anlatayım; 35-40 bin liralık değer kaybı tazminatının sigorta şirketine maliyeti bu aracılar nedeniyle 100 bin liraları geçiyor; aradaki fark vatandaşa değil, bu aracıların cebine gidiyor. Ölümlü, yaralanmalı kazalarda ise cebe indirdikleri rakamlar çok daha büyük oluyor. Bu düzen yıllardır sürüyor. Şunu da söyleyeyim, kimse bu yapının nasıl bu kadar koordineli olduğunu bugüne kadar çözemedi.

Haberin Devamı

TANIDIK BİLDİK KİŞİLER İŞİN İÇİNDE

İşin ilginci aracıların kurdukları şirketler yasal. Vatandaş da kendi rızası ile vekalet veriyor, dolayısıyla bu da yasal. Vekaletle sigorta şirketine, hukuka, tahkime başvurdukları için tazminat süreci de yasal. Ne zaman ki, sigorta şirketi, kazazedeyi arayıp, "Size şu kadar tazminat ödüyoruz" diye bilgilendirdiğinde, vatandaş dolandırıldığını anlıyor. Kimi 'ben tazminat talep etmemiştim' diyor, kimi 'aracı bana çok az tazminat ödedi' diye yakınıyor. Bu şekilde çok kişi bu düzenden mağdur oldu ama yapacak bir şey yok, bir kere vekalet vermişler. Aracıya ulaşan da, 'dosya masrafı var, avukat ücreti var, takip parası var, bu da bizim aracılık maliyetimiz' cevabını alıyor. Kim bu aracılar İsim vermeyeyim ama kamuoyunda bildik, tanıdık birçok ünlü bu işin içinde ve şirketlerin ya sahibi ya da ortağı.