Bir şehrin ruhu, okunan kitaplarda; geleceği, o kitapların sayfalarını çeviren çocuklarda saklıdır.
Bazı buluşmalar vardır, yıllar geçse de bıraktığı iz silinmez. Bazı mekânlar vardır, yalnızca insanların ayak izlerini değil, gönüllerinin sesini de taşır.
Kitap fuarları işte böyledir. Bir şehrin kültürle, edebiyatla, sanatla buluştuğu; kelimelerin gönülden gönüle köprü kurduğu özel zamanlardır.
"Kitapla Güçlenen Şehir" mottosuyla gerçekleştirilen Malatya 12. Kitap Fuarı da 23 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında şehrimize böylesi güzel bir iklim yaşattı. Onlarca yayınevi, yazar ve binlerce kitap, Orduzu'daki Park Fuar Alanı'nı bir kültür ve edebiyat şölenine dönüştürdü.
Kitapların bambaşka bir ruhu vardır. Kitap bulunan mekânların da...
Bir kitabın kapağını araladığınızda bazen bir ömrün tecrübesine, bazen uzak bir coğrafyanın hikâyesine, bazen de henüz keşfetmediğiniz kendi dünyanıza yolculuk edersiniz. Kitapların bir araya geldiği mekânlarda ise bu yolculuklar çoğalır. Düşünceler buluşur, duygular paylaşılır, insanlar birbirlerinin dünyasına misafir olur.
Malatya Kitap Fuarı, şehrimize bu güzelliği yaşattı.
Fuarın kültürel zenginliğini artıran önemli buluşmalardan biri de edebiyatın geçmişten günümüze uzanan yolculuğuna ışık tutan söyleşiydi. Onur konuğu yazar Beşir Ayvazoğlu'nun katılımıyla, Prof. Dr. Mehmet Aslan hocamızın moderatörlüğünde edebiyatın izini sürdük. Geçmişin birikimini bugünün penceresinden değerlendirdiğimiz bu anlamlı buluşma, edebiyatın yalnızca kitap sayfalarında kalmadığını; bir milletin hafızasını, düşünce dünyasını ve kültürel kimliğini taşıdığını bir kez daha hatırlattı. Edebiyatın dünle bugün arasında kurduğu köprüye tanıklık etmek, fuarın ruhuna ayrı bir derinlik kattı.
Okulların öğrencileriyle fuar alanına gelmesi, çocukların kitaplarla buluşması, sayfalar arasında yeni dünyalar keşfetmesi son derece kıymetliydi. Her çocuğun eline aldığı bir kitap, belki de yıllar sonra hayatının yönünü değiştirecek bir düşüncenin ilk adımıydı. Bugün merakla bir kitabın sayfalarını çeviren çocuk, yarın o sayfalardan öğrendikleriyle dünyaya başka bir gözle bakacaktı.
Dilerim fuardan ayrılan herkesin kitaplığına en az bir kitap girmiştir. İnsanın kitaplığına giren her kitap, aslında hayatına açılan yeni bir penceredir.
Fuarın güzelliği yalnızca kitaplardan ibaret değildi elbette. Yazarından imzalı bir kitap almak, birkaç cümlelik bir sohbetin içinde nice duyguyu paylaşmak, daha önce tanımadığınız bir insanla aynı kitabın etrafında dostluk kurmak... Bunların her biri kültür hayatımızın görünmeyen ama son derece güçlü bağlarıdır.
Bir de uzun zamandır birbirini göremeyen insanlar vardı. Aynı çatı altında karşılaşan dostlar, hasret giderenler, ayaküstü başlayan sohbetlerini gönül dolusu hatıralarla zenginleştirenler...
Bir fuar, bir şehrin hafızasını tazeler. İnsanları yeniden birbirine yaklaştırır. Bir kitap vesilesiyle başlayan muhabbet, yılların mesafesini ortadan kaldırır. İşte bu yüzden kitap fuarları yalnızca alışveriş yapılan yerler değil; kültürün, dostluğun ve hatıraların yeniden filizlendiği buluşma alanlarıdır.
Ben de Malatyalı bir yazar olarak bu güzel atmosferin içinde bulunmaktan büyük mutluluk duydum. Kitaplarımı imzalamak, okurlarımla buluşmak, şehrimin güzide insanlarıyla tanışmak ve kelimeler üzerinden yeni dostluklar kurmak benim için çok değerliydi.
Yazmak, insanın kendi içinden yola çıkıp başkalarının gönlüne ulaşma çabasıdır. Kitaplar ise bu yolculuğun sessiz yol arkadaşlarıdır. Bir kitabın hangi yüreğe dokunacağını, hangi çocuğun hayaline kapı aralayacağını, hangi insanın yalnızlığına arkadaş olacağını bilemeyiz. Bildiğimiz bir şey var ki okumakla güçlenen insan, düşünmekle derinleşir; kültürle beslenen şehir de geleceğe daha sağlam adımlarla yürür.

16