Üçlü anlaşmaya yakın takip

TÜRKİYE, Pakistan ve Suudi Arabistan liderleri arasında cuma günü imzalanan 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması' hem bölgede, hem de bölge dışında epey ses getirdi.

- Ortadoğu'nun yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Savaş sonrası Irak ve Suriye, İran'ın nüfuzundan kurtulup ayağa kalkmaya çalışırken İsrail, yayılmacı politikalarıyla komşularını tehdit ediyor. Bölgede Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak alternatif ticaret koridorları, enerji hatlarının inşası için kıyasıya bir rekabet sözkonusu.

- ABD, İran savaşını sonlandırmakta zorlanırken diğer taraftan da başta Suudi Arabistan olmak üzere Arap müttefiklerini İsrail ile normalleşme öngören İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamaya teşvik ediyor. Ancak İran'ın füze misillemelerine hedef olan, Hürmüz'de kriz yaşayan Körfez ülkeleri de ABD'nin savunma güvencelerinin yeterli olmadığının giderek farkına varıyor.

GÜVENLİK VE SAVUNMA ORTAKLIĞI

- Türkiye ise bu dönemde Suriye'de yeni yönetime destek verirken Irak ile Körfez'i Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi'ni geliştirmek için işbirliği yürüttü. Gazze Şeridi'nde ve İran'da savaşların sonlanması için müzakerelerde rol aldı. Bu arada zaman zaman Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan ile savunma amaçlı bir işbirliğine dair müzakerelerin sürdüğü haberleri geldi.

Haberin Devamı

- Ve geçen cuma günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Mekke'de üçlü savunma ortaklığı için imza attı.

- Kolektif caydırıcılığı temel alan bu anlaşmanın, güvenlik ve savunma işbirliğinin ilerletilmesine, savunma sanayisinde ortak projeler geliştirilmesine ve terörizmle mücadeleye katkı sağlayacağı belirtildi.

5'İNCİ MADDE NASIL İŞLER

- 'NATO'nun ikinci büyük ordusuna' sahip Türkiye, 'nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke' olan Pakistan ve petrol zengini Suudi Arabistan'ın savunma ortaklığı kadar, NATO'nun 5'inci maddesine benzer bir taahhüdün açıklanması da ayrıca dikkat çekti. 5'nci madde bir ülkeye saldırı tüm üyeleri yapılmış gibi sayar ve diğer ülkelerin ona yardım etmesini öngörür.

- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan cumartesi akşamı AA Editör Masası'na verdiği röportajda anlaşmayı biraz açtı. Fidan, 5'inci maddenin hayata geçirilmesi için üye ülkenin çağrıda bulunması gerektiğini, istihbarat, lojistik, mühimmat ya da tehdidin büyüklüğüne göre askeri destek talep edebileceğini kaydetti.

Haberin Devamı

- NATO'ya baktığınızda 5'inci madde bir kez işletilmiş, o da 11 Eylül 2001'de ABD'ye yönelik düzenlenen El Kaide saldırıları sonrasında.

KIZILDENİZ'DE ARTAN TEHDİT

- Her ne kadar taraf ülkeler ittifakın hiçbir ülkeyi hedef almadığını vurgulasa da bölgesel arka plan dikkat çekici. Pakistan, Hindistan ile ezeli bir rekabet içinde. Suudiler, Hürmüz krizi, öte yanda Kızıldeniz'de Tahran ile müttefik Yemenli Husilerin artan güvenlik tehdidiyle karşı karşıya.

- Nitekim Bakan Fidan da Süveyş kanalı üzerinden Akdeniz'e açılan Kızıldeniz'in açık kalmasının Türkiye'nin ticari çıkarları açısından da önemli olduğunu, dolayısıyla askeri tartışmaların içinde yer almasının normal olduğunu söylüyor. Türkiye bir yandan da Ukrayna savaşına çözüm üretmeye çalışırken, Yunan, Kıbrıs Rum ve İsrail komplolarına karşı caydırıcılık gücünü arttırmayı hedefliyor.