Ne umdular ne buldular

ABD ve İran'ın savaşı sona erdirmek üzere mutabakat zaptı imzaladıkları yönünde açıklamalar tüm dünyaya rahat bir nefes aldırdı.

Ancak taraflardan gelen açıklamalar müzakerecileri nihai bir anlaşmaya varmak için zorlu bir sürecin beklediğine işaret ediyor.

ABD, İRAN'DA NE İSTEDİ

ABD, 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte İran'a saldırı başlattığında Washington müzakere için elini gayet yüksekten açmıştı. İran dini lideri Ali Hamaney ve üst düzey yöneticilere yönelik suikastlarla birlikte halkın sokağa çıkacağı rejimin devrileceği hesabı yapıldı. Ancak İran'ın güvenlik mimarisi, siyasi ve ekonomik yapısı, böyle bir senaryoya direndi. Bu defa ABD, nükleer programının sıfırlanması, balistik füze üretiminin kısıtlanması, vekil güçlere desteğin çekilmesi şartlarını öne sürmeye başladı. Gelinen noktada ise ABD'nin İran'ın nükleer programının kısıtlanmasıyla yetineceği anlaşılıyor.

Haberin Devamı

İRAN'IN HÜRMÜZ KARTI

TAHRAN'ın müzakerelerde elini güçlendiren en önemli kart, Hürmüz Boğazı'nı şimdiye kadar emsali görülmemiş devasa bir ekonomik silaha çevirmesi oldu.

Dünya petrol ve doğalgaz trafiğinin yüzde 20'si Hürmüz'den geçiyordu. İran ise petrol zengini Körfez'i uluslararası pazara bağlayan su yolunu kapatarak krizin faturasını tüm dünyaya kesti. Öyle ki, Amerikalı tüketici de artan benzin fiyatlarıyla İran savaşının ateşini bizzat kendi cebinde hissetti. ABD'de artan hayat pahalılığı, kasım ayındaki Kongre ara seçimlerinde Başkan Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi'ne ağır fatura çıkarabilirdi.

NETANYAHU'NUN HESABI TUTMADI

ABD'yi savaşa ikna eden isimlerden olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medyadan İranlıları ayaklanmaya teşvik ediyor, ABD'ye Kürtlerin rejime karşı silahlandırılmasını öneriyor, rejimin devrilmesi için savaşa devam edilmesi için bastırıyordu.

ABD kamuoyu savaşa 'Hayır' derken, İsrail kamuoyu savaşların sürmesi taraftarıydı. İşte Trump ile Netanyahu ayrışması da böyle tetiklendi. ABD-İran nisan ayında geçici ateşkese varmış ve Tahran, Lübnan'ın da ateşkese dahil edilmesini istiyordu.

Ancak İsrail, Hizbullah saldırılarını bahane ederek Lübnan'da işgalini genişletti. Netanyahu'nun bu ısrarı ise giderek Trump'ı çileden çıkardı. Önceki gün New York Times Gazetesi'ne yaptığı açıklamada Trump, Netanyahu için "Bize müteşekkir olmalı. Çünkü İran nükleer silah sahibi olsa, İsrail iki saat bile dayanamazdı" diyor.

Haberin Devamı

ABD NE ELDE EDİYOR

19 Haziran'da Cenevre'de imzalanması beklenen ABD-İran anlaşması öncelikle Hürmüz'e odaklanıyor gibi. Dün G-7 zirvesi için Fransa'ya giden Trump da mutabakat zaptının çevrimiçi imzalandığını teyit ederek, cumadan itibaren Hürmüz'ün tamamen açılacağını söyledi. ABD'nin de uyguladığı ablukayı kaldırması bekleniyor. Nükleer programın ise 60 günlük bir takvimde müzakere edilmesi öngörülüyor. Şimdi Trump'a yönelik 'Hürmüz, savaş öncesi zaten açıktı' diye eleştiriler var. Anlaşmanın 2015'te Başkan Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmadan daha iyi olup olmayacağı da merak konusu. Çünkü, 2018'te