İsrail barışı rehin alıyor
Netanyahu, ateşkesi baltalamak için Lübnan'ı ateşe verirken, Trump'ın İran saldırısı gerçekten barışı mı yoksa yeni çatışmaları mı hazırladı?
Yazarın iddiası: İsrail ve ABD, İran'a karşı saldırı başlatmasına rağmen, Netanyahu ateşkesinden hoşnut değildir ve Lübnan cephesini yeniden alevlendirerek barışı baltalamaktadır. Bunu öne sürmesinin nedeni, Netanyahu'nun rejimi devirmek hedefine ulaşamadığı halde, seçimler öncesinde iç basıyı bertaraf etmek istemesidir. Kilit argüman: ABD ve İsrail'in nihai hedefleri farklı olup, bu görüş ayrılığı ve sürüncemede kalan kritik meseleler (nükleer program, Hürmüz Boğazı, yaptırımlar), müzakereleri ne kadar işler kılabilir?
ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşta beliren ateşkes umudu dünyaya rahat bir soluk aldırmışken İsrail olası bir barışı baltalamak için elinden geleni yapıyor.
TRUMP'I İKNA EDİYOR
AMERİKAN New York Times Gazetesi önceki gün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 11 Şubat'ta Beyaz Saray'da yaptığı bir sunumla ABD Başkanı Donald Trump'ı İran'a karşı savaşa ikna ettiğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.
Ertesi gün başka bir toplantıda Amerikan istihbarat ve askeri yetkilileri İsrail planlarına pek güvenmediklerini ima ederek İran'ın balistik füze kabiliyeti ve Hürmüz Boğazı ile ilgili risklere dikkat çekiyor. Ancak anlatıya göre 'Trump sadece duymak istediğini' duyuyor. Ve savaş kararı böyle geliyor.
HEDEF FARKI VAR
İSRAİL baştan beri varoluşsal bir tehdit olarak nitelediği İran İslam rejiminin ortadan kaldırılması için mücadele ettiğini gizlemiyor.
ABD ise İran'ın nükleer silah ve balistik füze kapasitesinin bertaraf edilmesi, bölgedeki vekil güçlere desteğin kesilmesi gibi şartlar öne sürüyor. İki ortak arasında nihai hedef konusunda görüş ayrılığı olduğu sır değil.
Haberin DevamıÖte yandan ABD ve İsrail 40 gün boyunca sürdürdükleri saldırıda sadece rejim liderleri, devrim muhafızları komutanları, nükleer, askeri ve silah tesislerini hedef almadı.
HASTANELER, ÜNİVERSİTELER
REJİMİN olası ayaklanmalarda harekete geçme kabiliyetini azaltmak için karakollar, ekonominin can damarını kesmek için petrol tesislerini, köprüleri, demiryolları, otoyolları, sivillere yönelik baskıyı arttırmak için hastane ve okulları da vurdular. Ülkenin en büyük aşı üretim merkezi Pasteur Enstitüsü ile kanser ilacı üreten ilaç fabrikası bombalandı.
Trump, İran'ı 'taş devrine döndürmekle' tehdit ederken Şehit Beheşti Üniversitesi'nin Lazer ve Plazma Enstitüsü, Şerif Teknoloji Üniversitesi'nin yapay zekâ ve araştırma laboratuvarları, Tahran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin Uydu Geliştirme Merkezi de hedef alındı. Bu arada birçok bilim insanı da öldürüldü. Bunlar hep İran rejimini altyapı ve teknolojik anlamda yıllarca geriye götürmeyi hedefleyen saldırılardı.
NETANYAHU'NUN AÇIKLAMASI
İRAN'daki bu büyük yıkıma rağmen İsrail, muhaliflerin ayaklanarak rejimin devrilmesi fikrinden vazgeçmiş değil. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 14 günlük ateşkese kerhen destek açıkladı. "İran artık ABD, İsrail, Arap komşuları ve dünya için nükleer, füze ve terör tehdidi olmaktan çıktı" iddiasında bulunan Netanyahu, İsrail'in ulaşması gereken hedefleri olduğunu, bunlara ulaşacaklarını söyledi. İsrail muhalefeti, İsrail basını ise Netanyahu'yu hedeflere varmadan ateşkese destek verdiği gerekçesiyle yerden yere vuruyor.
Haberin Devamıİran'a saldırıyı destekleyen muhalefet liderlerinden Yair Lapid gelinen noktayı "tarihi bir felaket" olarak nitelendiriyor.
Siyasi yorumcular 'ne rejim devrildi, ne füze kabiliyeti bertaraf edildi, ne de İran'ın 435 kg'lık zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkarıldı" diyerek Netanyahu'yu yaylım ateşine tutuyor.

6