ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını kademeli azaltma kararı sonrasında NATO'da kritik bir eksen kayması yaşanıyor.
NATO'nun ağırlık merkezinin ABD'den Avrupa'ya kaymasıyla 'Avrupalılaşan NATO'dan söz edilirken değişmesi beklenen savunma ve güvenlik mimarisi Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor.
ABD NE İSTİYOR
ABD Yönetimi, Çin'i stratejik rakip, Rusya'yı yönetilebilir bir risk, ikisini birlikte ise kolektif tehdit olarak görüyor. ABD, Pasifik'ten gelebilecek bir tehdide karşı hazır olmak isterken, Avrupa'nın güvenliğini büyük ölçüde Avrupa'ya bırakma taraftarı. ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği ilk günden bu yana Avrupa'ya külfet paylaşımı ve savunmaya daha fazla harcama yapmaları için baskı yapmasının nedeni de bu.
AVRUPA NE İSTİYOR
TRUMP Yönetimi, Avrupalı müttefiklerine refah toplumları yaratırken orduları için gereken yatırımları yapmadıkları için tepkili. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana savunma ve güvenlik anlamında sırtını büyük ölçüde NATO çerçevesinde ABD'ye dayayan Avrupa da Ukrayna savaşıyla birlikte bu açığıyla yüzleşmiş durumda. ABD'nin Avrupa'dan asker ve teçhizat çekmeye başladığı, kuvvet dağılımını gözden geçirdiği bir ortamda Avrupalı liderler de daha fazla rol almaya hazır olduklarının işaretini veriyor. İşte tam da burada Avrupalılaşacak NATO'nun nasıl bir yapıya dönüşeceği tartışması başlıyor.
Haberin DevamıAVRUPA'YI BEKLEYEN ZORLUK
AVRUPA'nın yaklaşık 70 bin askeri bulunan ABD'nin kıtadan çekilme sürecinde oluşabilecek güvenlik açığını hızla kapatması gerekiyor. ABD'nin askeri teçhizatı çekmesi, istihbarat ve yapay zekâ (YZ) teknolojilerinin paylaşımına sınırlama getirmesi Batı ittifakını ciddi bir sınamayla karşı karşıya bırakırken Avrupa'nın özellikle hava savunma sistemleri, füze kabiliyetleri, istihbarat analizi ve YZ modelleriyle ilgili oluşabilecek eksikliklerinin vakit kaybetmeden üstesinden gelmesi gerekiyor.
AVRUPA SİLAHLANIYOR
AVRUPA Birliği de işte bu çerçevede ilk aşamada 150 milyar Euro olmak üzere 2030'a kadar 800 milyar Euro'ya çıkabilecek SAFE isimli savunma hamlesi başlattı. Üye ülkeler, AB'den gelen fonlarla hava savunma sistemleri, mühimmat, füze, İHA/SİHA, topçu sistemleri, zırhlı araçlar ve siber güvenlik altyapısı alımı için harcama yapabiliyor. Bu fondan sadece AB üyesi ülkeler yararlanabilirken, üçüncü ülkelerden silah tedarikine de imkân tanınıyor, ancak bunlar bazı şartlara bağlanıyor.
Haberin DevamıTÜRKİYE'NİN DURUMU NE
ABD, Avrupa'nın silah ambargoları ve bölgede yaşanan savaşlar karşısında savunma sanayinde ciddi hamleler yaparak bu sektörde önemli bir aktör haline gelen Türkiye, Avrupa'ya hızlı tedarik sağlayabilecek ülkeler arasında yer alıyor. Ancak burada da Yunanistan ve Güney Kıbrıs gibi ülkelerin vetosu ve SAFE'in satın alınacak teçhizatın yüzde 65'inin yerli olması şartı Türkiye'den alımı zorlaştırıyor. AB, insan hakları ve demokrasi odaklı müzakere süreci askıya alınmış Türkiye ile ortaklığını güçlendirecek siyasi kararlar almaktan uzak durmayı tercih ederken arka planda Avrupalı şirketlerin Türk savunma şirketleriyle işbirliğini arttırdığına tanık oluyoruz.

13