Ablukanın amacı ne

Trump'ın Hürmüz ablukası İran'ı müzakere masasına baskı altına almayı amaçlıyor; peki bu hamle çin ve hindistan'ı kuşatan gerçek hedefi maskeliyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD-İran müzakereleri başarısız oldu sonrasında Trump'ın Hürmüz Boğazı'na blokaj uygulamasının taktik bir pazarlık aracı olduğunu öne sürmektedir. İran'ın Hürmüz'ü kontrol altında tutarak elde ettiği gücün kırılması amaçlanırken, aslında Asya ülkelerine (özellikle Çin'e) yönelik bir baskı stratejisinin de devrede olduğu ileri sürülmektedir. Ancak İran'ın zaten kontrollü gemi geçişi yaptığı bir boğaza ABD müdahalesinin ne kadar etkili olabilir?

Haftasonu Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılan ABD-İran görüşmelerinin ilk turunun başarısızlığa uğramasının ardından dünya bu kez ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik deniz ablukası tehdidine odaklanmış durumda.

İran zaten Hürmüz'ü büyük ölçüde kapalı tutarken Trump'ın kararı kritik boğaza ikinci bir kement atılması anlamına geliyor.

KRİTİK BAŞLIK HÜRMÜZ

İSLAMABAD görüşmeleri öncesinde ABD ve İran tarafının beklentileri arasında büyük bir uçurumun bulunduğu aşikârdi. Nükleer ve balistik füze programlarının akibetinin ne olacağı gibi başlıca anlaşmazlık konularına şimdi Hürmüz ablukası da eklendi. Çünkü ABD ve İsrail saldırıları karşısında İran en büyük kozu haline gelen Hürmüz Boğazı'nı kapatarak bölgeden gemi çıkışını neredeyse yüzde 90 oranında azaltmayı başardı. Hatta Tahran'ın tanker başına 2 milyon dolar geçiş ücreti almaya başladığı iddia edildi. Bu gelişme, uluslararası bir su yolu kabul edilen Hürmüz'de bir statüko değişikliği, İran için de yeni bir gelir kapısı anlamına geliyordu.

Haberin Devamı

SAVAŞ TAZMİNATI OLARAK

İRAN, İslamabad'da Hürmüz'de kontrolünün tanınması ve savaş tazminatı ödenmesinde ısrarcı oldu. Savaş öncesinde dünyanın Hürmüz gibi bir problemi yoktu. Savaşı bitirme uğruna İran'a Hürmüz'de taviz vermek ABD Başkanı Trump'ın iç kamuoyuna, Körfez'de mahsur kalmış Arap ortaklarına kolayca izah edebileceği bir durum değildi. Uluslararası taşımacılık şirketleri de böyle bir girişime kesinlikle karşıydı.

TRUMP'IN ABLUKA TEHDİDİ

İRAN ile Umman ve BAE arasından geçen Hürmüz bilindiği gibi Basra Körfezi'ni açık denizlere bağlayan kritik bir petrol ve doğalgaz geçiş rotası. Kriz öncesinde küresel petrol trafiğinin yüzde 20'si buradan karşılanıyordu. 28 Şubat'ta başlayan savaşla birlikte trafik neredeyse durma noktasına geldi. ABD'nin dün TSİ 17.00 itibarıyla uygulamaya başlayacağını açıkladığı ablukanın Hürmüz'de baskıyı daha da arttırması bekleniyor. ABD, özellikle İran limanlarına giriş-çıkış yapan gemi ve tankerlerin hedef alınacağını açıklarken bölgedeki uçak gemilerindeki hava unsurları, İHA'lar ve savaş gemileriyle önleme yapabileceği öngörülüyor.

ASYA'YA BASKI ARTIYOR

ABD'nin bu adımı Hürmüz Boğazı'na ikinci bir ilmik daha anlamına geliyor. İran çok az sayıda geminin Hürmüz'den geçmesine izin verirken şimdi bu gemilerin bir de Amerikan ablukasıyla karşı karşıya kalacağı, dolayısıyla Körfez'den petrol çıkışının daha da zorlaşacağı görülüyor. Bu da İran'ın en büyük petrol müşterisi olan Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerine yönelik ekonomik baskının artacağına işaret ediyor. Abluka açıklaması petrol fiyatlarını da yukarı çekerken krizin küresel ekonomide büyüme hedeflerini aşağıya çekmesi ve enflasyonist baskıyı arttırması bekleniyor.

Haberin Devamı

ABD BUNU NİYE YAPIYOR

İSLAMABAD'da aslında şu oldu. Taraflar savaşarak elde edemedikleri talepleri, masada dayatarak azami kazancı elde etmeyi denedi. İran nükleer zenginleştirme programında ısrar ederken Hürmüz kartını öne sürerek pazarlık marjı kazanmaya çalıştı.