İngiltere'de kralın kardeşi gözaltına alındı. Epstein skandalının merkez üssü ABD'de ise çıt çıkmıyor.
Vaktiyle Epstein'ın can ciğer arkadaşı, yakın dostu olan Trump skandaldan zırnık etkilenmiyor. Ne iş Dünya bu soruyu soruyor.
2026'ya Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde ICE eşkıyalarının kuşatmasıyla merhaba diyen ve iki direnişçinin öldürülmesiyle giren ABD, halihazırda 2026 sonunda yapılması beklenen ara seçimlerin çalınıp çalınmayacağını, yapılıp yapılmayacağını tartışıyor.
Yılın başı ile sonu arasındaki boşlukları beri yandan, Epstein skandalıyla ortaya çıkan bu ürkütücü "dokunulmazlık tablosu" dolduruyor.
Trump'ın '90 lar, 2000'ler başında Epstein'ın doğrudan "kankası" olduğu biliniyor.
Eşi Melania ile hatta Epstein vasıtasıyla tanıştığına dair ayrıca bilgiler, iddialar var. Karı-koca Trump'ların düğün fotoğraflarında bile Epstein'ın pişmiş kelle sırıtan fotoğrafları duruyor.
Trump derken... Başkanlık seçimleri için oy isterken Epstein skandalını aydınlatacağına, konuya ilişkin tüm belgeleri yayımlayacağına söz veriyor.
Ama seçildikten sonra "Adam öldü, siz hâlâ orada mısınız" diyerek hızla çark ediyor.
Tabanda MAGA'cıların baskısı altında arkadan -isteği hilafına- kampanyada verdiği sözler doğrultusunda dosyayı -işine geldiğince sansürlenmiş biçimde-yayınlamaya mecbur kalıyor.
"Trump usulü" yayımlanan belgelerde Clinton'lar başta olmak üzere ne kadar Demokrat Parti bağlantılı isim varsa ortaya dökülüyor.
ADI HARRY POTTER'LA YARIŞIYORTrump'ın kendi ismi oysa dosyalarda, "Harry"nin bütün Harry Potter serisinde zikredilmesinden daha büyük sıklıkla zikredilmesine rağmen tamamen sansürleniyor.
Bu kerte makyajlı, manipülatif, yanlı, "post truth" ve rötuşlu olmasına karşın, ABD başkanının en yakınlarına ulaşan Epstein'in kirli ilişkiler ağı her şeye rağmen deşifre oluyor.
Halen Trump kabinesinde yer alan Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in örneğin yaptığı beyanlar aksine yalan söylediği ve son dönemlerine değin Epstein'le yakın ilişkide olduğu anlaşılıyor.
Ama başkanın jet hızıyla kefil olduğu Lutnik'e dokunulamıyor.
Henüz yayımlanmayan milyonlarca belge olmasına karşın, başkanın aynı zamanda kişisel avukatları da olan Adalet Bakanı Pam Bondi ile Todd Blanche bu aşamada tam; "Soruşturmaya değer bir şey olmadığını, başka belge yayımlamayacaklarını" ilan ediyorlar. Kendi kendine geiin güvey olan Trump, "Gördünüz mü Beni ilgilendiren durum yok. Ben aklandım!" diyor. Ve Epstein dosyasını kapatmaya yelteniyor.
'HUKUK' LONDRA'NIN GÜCÜİngiltere de sabık Prens Andrew'ın göz altına alınması işte tam bu aşamaya denk geldi.
ABD de muhalifler; "Bu nasıl, kör parmağım gözüne bir dokunulmazlık" diye söylenirken Britanya Krallığında Charles'ın, "kimse hukukun üstünde değildir" söylemi doğrultusunda kardeşine Epstein soruşturması açıldı.
ABD-Birleşik Krallık arasında açılan bu çarpıcı makas, geçmişe ve geleceğe yönelik iki şey söylüyor.
Bunlardan ilki, ülkelerin geçmişlerinden gelen bir "DNA" larının bulunduğu gerçeği.
ABD "Vahşi Batı" özünden kurtulamazken, İngiltere 800 yıllık geçmişi bulunan "Magna Carta/Büyük Özgürlük Şartı"nın genlerini taşıyor. Şaka değil! Ülkede 1215 yılından itibaren "hükümranın yasalarla kayıtlı olduğu" fikri dolaşıma girmiş.

5