Annem 103 yaşında. Gençliğinde sürdüğü bir parfümü hatırladı dün. "Yıllarca kullandım" dedi: "Ama ismi hatrıma gelmiyor!"
Hemen gözümün önüne geldi. Şişesi hep şifonyerde dururdu. Misler gibi bergamot, gardenya, yasemin ve sandal ağacı kokardı. Adı: "Zamanın Havası" gibi bir şeydi...
'50 ler ve '60 lı yıllarda, II. Dünya Savaşı sonrası iyimserliğini müjdeleyen "Her şey çok güzel olacak" vaadinin bire bir sanki cismiydi. Öyle ki, Fransa'nın ünlü bir kristal tasarımcısının elinden çıkmış parfüm şişesinin kapağında, bu gönül okşayan iyimserlik ve özgürlüğün simgesi olan iki kristal güvercin vardı.
"Günümüzün ruh haline böyle karşılık gelecek bir parfüm düşünülse, ne olurdu" diye düşünmekten kendimi alamadım...
Başvurduğum yapay zekâdan, "Elektronik sigara kokusu gibi sentetik, ıslak asfalt kokusu gibi melankolik katmanlar" yanıtı geldi.
Yapay zekâ özgürlüğün güvercin sembolizmine karşın "güç, otorite ve mutlak teslimiyet" simgesi "siyah orkide"ye gönderme yaptı. Cep telefonları ekranlarını çağrıştıran siyah, mat, kare kesimli, brutalist dizaynlı bir şişe tasviri çizdi.
Şişenin kapağını, görüntüleri çarpıtan bir lunapark aynasının kesiti şeklinde betimledi. Ve parfümün adını koydu: "Distopik Zaman" ya da "Distopya".
Distopyanın bizatihi parçasına dönüşen yapay zekâ bile yaşadığımız savruluşu böyle tasavvur ediyorsa hesap edin.
EN BÜYÜK SKANDALLAR BİLE ETKİSİZYapay zekânın da giderek "savaş barıştır" koşullanmalarına geçişi yakındır. Gerçek... Orwell kanunlarına çoktan terfi etti çünkü.
Skandallar misal "skandal"dan sayılmıyor bundan böyle. Ne denli iri olurlarsa olsunlar, "muhalif güçlerin iktidara yaptıkları hamleler" şeklinde değerlendiriliyorlar.
Veya "son sürat gündem değiştirme, kitlesel dikkat dağıtma ve oyalama operasyonları" arasında kaybolup gidiyorlar.
Yarım yüzyıl öncesinin Watergate etkisini yaratacak bir skandal misal bundan böyle tahayyül edilemiyor.
Gerçekte skandaldan geçilmiyor ama cümlesi tek bir Watergate yapmıyor.
Nixon'un istifasıyla sonlanan Watergate zamanlarından o kadar, o kadar uzağız ki; emsal teşkil etmemesi için o yol ayrımı deprem bugün sil baştan merceğe alınıyor.
Trump'ın Adalet Bakanlığı, revizyonist bir tarihçinin yönlendirmesiyle Nixon'ın gerçekte bir kriminal değil, (özgür basınca kellesi alınmış!) bir "kurban" olduğunu ispata çalışıyor.
Nasıl bir "distopya"da yaşadığımızı anlayın.
MORS TUA, VİTA MEATrump'ın skandallarının her biri oysa ki "Watergate" iriliğinde.
Ama o yıllardaki gibi hakların genişlediği bir dönemi yaşamıyoruz. Tam tersine demokratik hakların aşındığı, uyutulduğu, geri alındığı bir devinim içindeyiz.
Donald Trump, 2. kez başkanlığa seçilirken daha hakkında 30 küsur suçtan (sahtekârlık, usulsüzlük, rüşvetten vs.) hüküm vardı. Cinsel saldırı, tecavüz davalarının yanı sıra, Kongre baskınını teşvik etmişti.
2025 başından bu yana ise kripto yatırımlar, piyasa ve de borsa manipülasyonları sayesinde servetine 2.5 milyar dolar civarı servet katmaktan imtina etmedi. "Başkanlık afları"nı bile "af borsasına" bağladı.
Hal böyle olunca özgür basınla sürekli itişti. Ve muhalif basın organlarını Beyaz Saray haberciliğinden sürmeye kalkıştı.
Bunca skandal ne var ki Trump'ın başkanlığını, hayret biçimde tehlikeye atmıyor.

11