İspanya farklıdır

Joder! "Hoderrr!" okunur.

Vurgu güçlü bir "h" ve sözcüğün bitiminde uzatılmış "der"dedir.

En kibar deyimle "Hadi oradan!" demektir.

Ağız dolusu söylendiğinde "...tir"e dek gider.

Her halükârda damardan bir "hodri meydan!" ifadesidir.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in ABD'nin İran savaşına; "Üslerimizi açmıyoruz. Biz bu badireyi desteklemiyoruz" çıkışını duyduğumda "Aaa... Sanchez bildiğiniz 'joder' dedi!" dedim.

Tam bir mağrur boğa güreşçisi duruşu.

Sanchez yalnızca savaşa karşı çıkmıyor. Trump ABD'sinin dayattığı kuralsız ve kanunsuz yeni haydut düzene de bodoslama başkaldırıyor.

"Uluslararası hukukun çiğnenmesine hayır" diyor. "İhtilafları bombalarla çözmeye hayır" diye üsteliyor:

"Körü körüne güçlüye itaat liderlik değildir."

"Yalnız değiliz" diyerek de ekliyor. Trump'ın Beyaz Saray'a girdiği ilk günden ayaklar altına aldığı bütün akit ve değerleri, İspanyol anayasası başta olmak baştacı ettiğini belirterek art arda sıralıyor:

"Asla yalnız değiliz. Anayasa, AB, BM bildirgesi ve barışa sahip çıkan herkes hükümetin arkasındadır."

Bu sebeple Financial Times Sanchez için, "Trump'ın Avrupa'daki bir numaralı karşıtı/ Donald Trump's nemesis in Europe" ifadesini kullanıyor.

Daha ötesi var mı İspanya başbakanı kendisini dünyanın rakipsiz patronu sayan Trump'a, "Misillemelerinden korkan, senin gibi olsun!" demeye dahi getiriyor. Bunu şöyle söylüyor:

"Sırf misillemelerinden çekindiğimiz için sizinle işbirliği yapamayız."

Koskoca Avrupa'da neden peki bir tek Sanchez Sadece Türkiye de değil, dünyada hayranlık ve saygınlık uyandıran bu omurgalı ve dik duruşu sergileyebildi

TARİHİN SOLUK ALDIĞI ÜLKE

Tarih, bazı ülkelerde sözde kalır. Bazı ülkelerde ise çok yakından hissedilir. İspanya işte o ülkelerden biridir.

İspanya'da 800 yıllık Endülüs gerçeği örneğin hiç unutulmaz. Her vesileyle hissedilir.

Kanuni ile 16. yüzyılda Akdeniz'i paylaşan II. Felipe'nin devasa İspanya İmparatorluğu'nun şanı, şerefi keza gene unutulmaz.

Bundan hemen hemen yüz yıl önce her aileden bir kişinin yaşamına mal olan faşistler ve kızıllar arasındaki iç savaşın onarılmaz anıları belleğin kuytu köşelerinde hep saklanır.

Kırk yıl boyunca ardından ülkeyi karanlığa gömen Franco diktatörlüğü, hâlâ bugün dahi yakın bir referanstır.

20. yüzyılın ilk üç çeyreğinin kaybına yol açan bu trajik geçmişin üstüne İspanya'ya çağ atlatan demokrasi reformları ile AB sıçraması bu yüzden bir "kurtuluş" olarak anımsanır.

Bu alabildiğine yakıcı geçmişi nedeniyle "İspanya farklıdır".

Boğa güreşleri ve flamenko egzotizmine göndermeyle uzun yıllar bir turizm sloganı olarak kullanılan "Espana es diferente" söylemi aslında gerçektir.

Batı Avrupa'da İber Yarımadası sınırları dışında 40 yıl dikta rejimi yaşayan başka bir ülke yok. İspanya'nınki denli kanlı bir başka iç savaş da yok.

Bu sebeple -bugün Vox partisinin aşırı sağcıları dışında- genelgeçer İspanyol kamuoyu, ülkeyi aydınlığa çıkaran demokrasi ve AB değerlerinin kıymeti ve öneminin sonuna dek ayırdındadır.

Ayrıca İspanyollarda, Güney Avrupa'da pek sık görülmeyen, imparatorluk mirasından gelen ve çok önemsenen bir "devlet duruşu" da vardır.