SGK kanunları doğru uyguluyor mu (3)

Sosyal Güvenlik Kurumu ölüm sigortasında hizmetleri aylığa hak kazanırken ayrıştırıp, hesaplarken birleştiriyor—bu tutarsızlık yasalara uygun mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, SGK'nin ölüm sigortası uygulamalarındaki çelişkiyi ele alıyor: hak kazanma koşullarında hizmetler ayrıştırılırken, aylık hesaplamalarında birleştirilmesi yasal dayanağı olmadığını savunuyor. Ayrıca hak sahibi koşullarının belirlenmesinde talep tarihi yerine ölüm tarihinin esas alınması gerektiğini öne sürüyor. Peki SGK'nin 2018 genelgesine dayandığı bu uygulamaların gerçekten yasal boşluğundan mı kaynaklanıyor?

1- Ölüm sigortasında aylığa hak kazanma koşullarının tespitinde hizmetler ayrıştırılırken aylığın hesaplanmasında hizmetler birleştirilmektedir.

5510 sayılı kanunda ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için öncelikle ölen sigortalıya ilişkin koşulların oluşması gerekmektedir. Bu koşullar 5510 sayılı kanunun 32. maddesinde belirtilmiş olup ölen sigortalının 1800 gün veya sadece 4/a sigortalılarına özgü olmak üzere 5 yıllık sigortalılık süresi ve en az 900 prim ödeme gün sayısı şartlarının yerine gelmesi gerekmektedir. Şartların oluşmasında, ölen sigortalının varsa birden fazla statüde (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) geçen hizmetleri dikkate alınmakta ve en son tabi olduğu statüye göre aylık bağlanmaktadır. Farklı statülerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi ve son statüye göre aylık bağlanamaması halinde, bu defa sigortalının diğer statülerde geçen hizmetlerine göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak müstakil hizmetlere göre ölüm aylığına hak kazanılan statü belirlenmektedir.

Örneğin, sigortalının 980 gün SSK, 240 gün Bağ-Kur kapsamında hizmeti bulunup son statüsü BağKur olursa Bağ-Kur kapsamında aylık bağlanması için en az 1800 prim gün koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Örnekteki sigortalının SSK ve Bağ-Kur hizmetleri birleştirildiğinde 980+240=1220 gün olmaktadır. Ölen sigortalının borçlanılacak süreleri (askerlik gibi) olsa bile hak sahipleri 1800 günü tamamlamak için borçlanmaya zorlanmamaktadır. Örnekteki sigortalıya Bağ-Kur kapsamında aylık bağlanamadığından bu defa hizmetler ayrıştırılmakta ve SSK kapsamında 5 yıldan beri sigortalı olup en az 900 gün koşulu yerine geldiğinden, hak sahiplerine SSK kapsamında ölüm aylığı bağlanmaktadır. Ancak ölüm aylığı hesaplanırken hak kazanma koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmayan Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınmaktadır. Bu uygulama SGK'nin 2018/38 sayılı genelgesi ile talimatlandırılmış olup genelge tarihine kadar böyle bir uygulama bulunmamaktadır. ünkü hizmetlerin aylığa hak kazanma koşullarının belirlenmesinde birleştirilmeyip aylık aylığının hesaplanmasında birleştirilmesi 2829 sayılı kanun hükümlerine uygun değildir. Hizmetler birleştiriliyor ise hem aylığa hak kazanma hem de aylık hesaplanmasında dikkate alınması, birleştirilmiyor ve müstakil hizmetlere göre hak kazanma koşulları belirleniyor ise aylık hesabında da hizmetlerin birleştirilmemesi gerekmektedir. Yapılan uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.

2- Hak sahipliği koşullarının sigortalının ölüm tarihi yerine hak sahiplerinin talep tarihine göre belirlenmesi

Ölüm sigortasında, gerek ölen sigortalıya gerekse hak sahiplerine ilişkin koşullarla ölüm aylığının hesaplanması ile hak sahiplerine paylaştırılması, sigortalının ölüm tarihinde geçerli olan yasal düzenlemelere göre yapılmaktadır. Nitekim, 5510 sayılı kanunun 2008/ Ekim ayında yürürlüğe girmesiyle bu tarihten sonra ölen sigortalılar ve hak sahiplerine ilişkin uygulamalar 5510 sayılı kanun hükümlerine göre yapılmaya başlanmıştır. Uygulama 2008/Ekim ayından 5/12/2017 tarihine kadar bu şekilde devam etmiştir. Ancak anılan tarihte yasal düzenleme yerine Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin geçici 4. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle 2008/Ekim öncesi ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında;