506 ve 5510 sayılı kanunlarda; sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar, sigortalılığın ne zaman başlayıp ne zaman sona ereceği, sigortalılık süresine ilişkin çeşitli hususlar ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği halde, ana veya babasına ait işyerinde 18 yaşını doldurmadan önce iş sözleşmesi ile çalışanların sigortalılığına dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bunun yerine, 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Genelgesi'yle, "Baba veya anasına ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hâkim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkân bulunmamaktadır" şeklinde herhangi bir yasal dayanak belirtilmeksizin düzenleme yapılmıştır. Aslında dayanağın Türk Medeni Kanunu'nun çocuk ile anne ve babası arasındaki ilişkileri konu edinen 345. maddesi olduğu anlaşılmakla birlikte, sosyal güvenlik yasaları ile Türk Medeni Kanunu arasında birçok durumun (örneğin hak sahipliği gibi) farklı düzenlendiği ve uygulandığı bilinmektedir. Ana veya babasının işyerinde 18 yaşını doldurmadan çalışan küçüğün, kanıtlanabilir nitelikte gerçek ve fiili çalışma olgusunun olup olmadığını incelemeksizin, sırf vasinin katılımı ile gerçekleştirilen ve hâkim tarafından onaylanan yazılı bir iş sözleşmesinin mevcut olmadığından bahisle, çalışmalarının sigortalı çalışma olarak kabul edilmemesi, uygulamada birçok soruna neden olmaktadır. Bu şekilde, sigortalılık başlangıçları ve prim ödeme gün sayıları dikkate alınarak aylık bağlananların, genelge hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle 18 yaş altı hizmetlerinin iptal edilmesi sonucu emekli aylıklarının iptal edilmesi büyük mağduriyetler yaratmakta ve yoğun bir şekilde dava konusu edilmektedir.
SGK'nin genelgeye dayalı olarak yaptığı bu uygulama aynı zamanda adaletsiz sonuçlar da doğurmaktadır. Şöyle ki 16 yaşında, vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hâkim tarafından onaylanmış bir iş sözleşmesi bulunmayan ancak İş Kanunu kapsamında çalıştırma yaşına uygun şekilde ana/babaya ait işyerinde çalışan küçüğün 2 yıllık çalışması iptal edilirken aynı işyerinde, başka bir küçüğün çalışması halinde bu hizmet iptali, işyerinin o kişinin ana veya babasına ait olmaması nedeniyle yapılmamaktadır. ünkü işyeri sahibinin çocuğu olmayan 18 yaş altı çocuklar için böyle bir koşul aranmamaktadır. Bu durum ise aynı yaşta çalışma hayatına atılmış sigortalıların sigortalılık başlangıçları ile prim ödeme gün sayılarının hesaplanmasında farklılıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Yargıtay da 506 sayılı kanun döneminden itibaren vermiş olduğu kararlarında TMK m. 345. madde hükmünün sosyal güvenlik hukuku bakımından uygulanamayacağı görüşündedir. (Yarg. 21. HD., 16.09.2002, E. 2002/5845 K. 2002/6742, Yarg. 10. HD., 23.02.2023, E. 2023/1400 K. 2023/1658,)
Bu durum, Yargıtay'ın öteden beri sigortalılık niteliğini fiili ve gerçek çalışmaya dayandıran yaklaşımına da uygundur. Yargıtay, ana veya babasına ait işyerinde çalışan küçüklerin bu dönemde sigortalı sayılıp sayılmayacakları hususunda karar verirken 18 yaşın altında yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya ilişkin olup olmadığını, bildirimin doğruluğunu ve küçük adına bildirim yapılan tarihler arasında işyerinde küçüğün gerçekten de fiilen çalışıp çalışmadığını incelemektedir.

24