Tuğla, harç, duvar…

Nedret Ersanel
06.12.2025
9

Brüksel'de, NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'ndaki başlıklardan biri, "Avrupa'da yapılacak barış, Avrupa'nın savaş sonrası yeni sistemini ortaya çıkaracak" tı.. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yorumu da şöyle oldu; "... şimdi herkes, potansiyel anlaşmaya daha çok ehemmiyet verme gayreti içinde. Çünkü bu sadece bugünü değil, savaşı durdurmayı değil, daha sonrasını da ilgilendiriyor. Anlaşma yeni yapıyı da beraberinde getirecek"...

Biz de buradan açılalım...

Birincisi ve elbette "yeni sistem arayışı" sadece Avrupa özelinde değil, küresel düzlemde, gözümüzün önünde her gün yaşanıyor. Avrupa'nın yeni düzeni, Rusya-Ukrayna müstakbel barışının fonksiyonu olacaksa, o "yapı" zaten gelecek demektir, hatta 'gelse iyi olur' demektir...

Avrupa'nın nasıl bir yeni yapı/sistemi olacağı, küresel sistem için yeni düzen arama ve kurma planlarından bağımsız olamaz...

O da Türkiye ve bölgesinin nasıl olacağından gayrı değerlendirilemez...

***

NATO ve AGİT toplantıları yapılırken, şu sıralar Türkiye ile sık temas kuran Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'un, "Batı'nın son şansı" başlıklı bir makalesi yayınlandı. Alt başlığı da, "Çok geç olmadan yeni global düzen nasıl kurulur" (The West's Last Chance, 2 Aralık, Foreign Affairs.)

Vasat ve gecikmiş bir okuma. En büyük derdi de; neoliberal düzen ile çok kutuplu düzen arasındaki rekabetin sonunda eski Avrupa ve yine liberal sistemin kazanacak yolu bulması temennisi/çağrısı. Bu tam olarak Avrupa köhneliğini ve körlüğünü ispatlıyor. İçinde Türkiye'ye müsbet yer ayrılması gurur okşayabilir ama eski "can simidi veya koltuk değneği" arama numarasının makyajlı hali sayabiliriz. Finlandiya ve benzerleri ferasetli olsalardı, 2023 yılında kendilerini yırta yırta bastırıp NATO'ya üye yazılmazlardı. Kendilerini Rus cephesine sürükleyen Biden ABD'sinin bir-iki yıl sonrasını göremeyen devletlerden, Trump'ın seçilmesini, Rusya'nın savaşı kazanabileceğini kestiremeyenlerden Avrupa'yı kurtaracak zeka beklenebilir mi

Avrupa ezikliği burada bitmiyor; Kushner-Witkoff, Putin'le 5 saat harita başında kafa patlatırken, parselizasyondur,-üstelik Moskova hâlâ yukarıdan konuşmaya devam ederken-Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Alman, Finlandiya vb mevkidaşlarına, "ABD bizi satıyor olabilir" konuşması yapıyordu! Tutunacak dalları yok. NATO toplantısından AGİT'e geçilirken, Putin gece yatısına Yeni Delhi'ye inmişti bile. Bir kaç gün önce de yine Macron, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Pekin'de ayrı menfaatler kovalıyordu...

Bunlar Avrupa "dağılmasından" günlük kareler. Alman generalleri, "Pentagon, Ukrayna konusunda bizimle iletişimi kesti, konuşmuyorlar bizimle" diyor. AB'nin çekirdeği Berlin politik olarak da büyük risk altında. Kasım'da yapılan bir anket, AFD'yi birinci parti gösteriyor. Ama aynı Berlin, savaş çığlıkları atmayı sürdürüyor ve Rusya'ya yükselmeye devam ediyor. İngiltere bile profilini iyice düşürmüşken...

Avrupa'nın durumu bu. Bildiğimiz AB yok artık...

***

Büyükelçi Barrack ise çizdiği haritayı genişletiyor...

Türkiye'yi zımnen merkeze alan bir önceki haritası, Hazar-Akdeniz-Ortadoğu'yu şekillendiriyordu, artık Kıbrıs ve Yunanistan'da var. "Atina ve Ankara iki tuğla, ABD aralarında harç olacak" demişti, ama "duvarı" anlatmamıştı. Şimdi anlatıyor...

"Baharat Yolu ve İpek Yolu, Doğu ile Batı'yı üç veya dört farklı rotada birbirine bağlamıştı. Bu refah yolunda medeniyetlerin kaynaşması gerçekleşmişti. Bu tekrar olabilir."

Nasıl

"Yeni bir refah modeli oluşturmak için şunu düşünün; Hazar Denizi'nde, Akdeniz'e ulaşması için siyasi nedenlerle engellenen büyük fosil yakıt kaynakları var. Akdeniz'in kapısı konumundaki Yunanistan ve Türkiye varken bu kaynaklar nasıl kapalı kalabilir Bu siyasi engeli nasıl kaldıracaksınız Siyasi müdehaleyi ancak refah yaratarak ortadan kaldırabilirsiniz"...