'Otomatikten manuele'...

Eski düzen çökerken, orta boy ülkeler boş alanda tutunmaya çalışıyor—peki bu 'boşluk' gerçekten bir fırsat mı yoksa kontrollü kaos mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, uluslararası sistemin hızla dönüştüğünü ve eski ittifak yapılarının çöktüğünü, orta boy ülkelerin (Türkiye, Pakistan, S. Arabistan, Mısır gibi) yeni küresel düzende kendi 'kümelerini' oluşturmak zorunda kaldığını savunuyor. Bu argümanını, ABD, Rusya, Çin gibi süper güçlerin hala etki alanlarını korumaya çalışması ve Ortadoğu'nun bu rekabetin kilitlendiği coğrafya haline gelmesi örnekleriyle destekliyor. Türkiye'nin birden çok bölgede etki yaratma mecburiyeti fırsat mıdır, yoksa bu çok yönlü baskı ülkeyi istikrarsız mı kılacaktır?

'Antalya Diplomasi Forumu' daha başlamadan, Türkiye-Pakistan-S. Arabistan- Mısır arasında özel oturum yapılacağına ve anlamına dair bir dosyayı işlememizin sebebi buydu işte. Günlük ve konvansiyonel tartışmalara yön vermesini ummuştuk. Haliyle Forum'un aşağıdaki sözlerle final yapması ferahlatıcı oldu. Çünkü "şişman kadının söylediği şarkı" odur...

"Bu bizim için önemli bir başlık. Altyapısını zaten hazırlamıştık. Orta güç olan bütün ülkelerle iyi ilişkilerimiz var; Japonya, Kore, Avustralya, İngiltere, Fransa, Kanada, birçoğuyla. Bu ülkelerle ilişkilerimizin büyük güçlerin ortaya çıkardığı boşluktan dolayı, getirdiği tek bir husus var; bu boşlukta orta boy güçler bir araya gelerek, sadece ikili ilişkilerde değil, küresel sorunları çözmekte nasıl dayanışma içerisinde olabilirler Küresel sorunlar bu ülkelerin eliyle nasıl şekillenebilir Bu giderek önem kazanmaya başladı. Çünkü herkesin ait olduğu bir ittifak vardı, bu ittifakın içinde hem bölgesel hem ülkesel menfaatler gözetilmeye çalışılıyordu. Şimdi uluslararası sistemde, ulus-devlet tabanlı bu sistemde büyük kırılmalar yaşanıyor. Kuralların yeniden tanımlanması gerekiyor. Belirsizlik içerisinde artık kimse otomatik pilotta değil. Herkes yoğun bir iletişim, yoğun koordinasyon, yoğun fikir alış-verişiyle konularını yönetmek zorunda. Daha farklı yapısal çözümler getirmek zorundayız"...

***

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 'orta boy ülkeler' ve bunların arasındaki yeni dönem ilişkilere dair okuması, 'eski düzenin' yıkımına dair kabullere yaslanıyor, zımnen önce o tespit edilmiş oluyor. Ki, öyle. Yeni küresel düzenin ilerleyişi o kadar hızlı ki, eskiye hürmeten 'yas' dahi tutamadan, "yapı söküm", kalanlardan faydalı olanların ayrılmasına zaman bile bulunamadı. Bakarsanız, "orta boy ülke" tarifi dahi eski düzene aittir...

Yine aynı okuma, üst üste yaşanan ve bitmeyen, "sürünen" mevcut savaşların da, yani Ukrayna-Rusya, İsrail-Filistin, İran-ABD/İsrail savaşlarının da, kritik Suriye, Irak'ın da eski-yeni yerküre düzenleri arasındaki geçişin unsurları, "eşik/araf" istikrarsızlıkları olduğunun da tespitidir. Haliyle, tek tek ele almak günlük görevlerdendir ama gözle takiptir. Akılla ilgili olan yön arayışları, işte yukarıda alıntıladığımız gerçekliktir...

Tüm orta boy ülkeler açısından bir "boşluk" halidir. Eskiden birileri doldururdu. Şimdi o konfor yok. "Boşluk" doğası gereği "tutunacak" yer aratır. Fakat 'tırabzanlar' da sallanıyor. 'Merdiven korkuluğudur'. Gri alanlar, istikrarsızlık, belirsizlik dönemi ise korkudur...

***

Yeni düzen arayışlarına dair düşünceler içinde "kümeler dönemi"nden bahsetmiştik. Kimileri bağımsız kimileri birbirleriyle de kesişen ve/veya çatışan kümeler ortaya çıkacaktı, çıktı...

Türkiye-Pakistan-S.Arabistan-Mısır, 'büyük Ortadoğu'nun orta boy ülkeleridir. Keza, Hindistan-Körfez-İsrail-Rum Kesimi-Yunanistan gibi kümeler de var ve bunların üyeleri kimi zaman büyük (Hindistan) kimi zaman da cüce (Rum Kesimi) ülkelerdir. Bu kümeler arasında da rekabet vardır ve yaşıyoruz...

Avrupa'da da durum aynı. İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya gibi ülkeler aynı sert rüzgârların etkisiyle kendi korkuluklarını yapıp, tutunmaya çalışıyorlar. Yeni NATO, Avrupa ordusu, Çin'le ilişki arayışları, Macaristan ve Bulgaristan'daki seçim sonuçlarının hep bu bağlamda ele alınması, Balkanlar ve Doğu Avrupa tasarımları, Karadeniz, vs...

Artı, Hazar Havzası... Ermenistan ve Azerbaycan denklemi, Türk Cumhuriyetleri, Rusya'nın bir yandan da buraya dikkat kesilmesi. Türkiye'nin enlem-boylam tüm yönlerde ana aktör olarak öne geçmesi, herkesin bir eliyle Ankara'yla tokalaşmaya çalışması, hep aynı "tutunma" ihtiyacının doğasından geliyor...

***